Öylesine
Seriye devam edelim bakalım :)) 3.kitabı hala bulamıyorum...
1000Kitap
Bir Seri Nasıl Yanlış Ellerde Heba Edilir...
Akılçelen Yayınları aradan geçen yılların sonunda Fırtınaışığı Arşivi serisinin 5.kitabının baskıya girdiğini paylaştı (2025 yılında çıkartacağız demişlerdi). Malesef Brandon Sanderson gibi popüler ve iyi kitaplar yazan bir yazarın kitapları bu yayınevinin elinde heba oldu. Her kitabı çıktığı zaman satın aldım ve 5 kitabın nerdeyse hepsi yayınevinin kararsızlığı, tutarsızlığı yüzünden 2.resimdeki gibi gözüküyor. Evet anlaşılmasalar da 2.resimdeki kitapların hepsi aynı seriye ait. İlk iki kitabı büyük ansiklopedi gibi basmışlardı. Çok ağırlardı doğru ama serinin diğer kitaplarını o kadar kötü bastılar ki, aralarından favorim ilk iki kitabın baskıları. 3.kitap Oathbringer' ın çevrilmesi yıllar aldı. Öyle ki en sonunda kitabı 1 değil 2 değil tam olarak 7 kişi çevirdi! Bir yayınevi düşünün ki 7 çevirmene çevirtiyor kitabı. 3.kitanın baskı kalitesine gelirsek, yayınevinevi boyutu küçülttü, kağıt gramajını azalttı ve puntoları ufak karınca yazısı gibi bastı. Çıktığı dönemde bu kitabı büyüteçle okuyun diye dalgasını çok geçtik. Aradan zaman geçti ve yayınevi yine karar değiştirip 3.kitabı ikiye bölerek 3.kitap cilt 1, 3.kitap cit 2 olarak satmaya karar verdi. Hatta kapakları da değişti. Bir önceki (bende olan resimdeki baskı) baskının rezaletini düzeltmek için iade kabul edip yeni baskıyla değiştirebiliriz kitaplarınızı dediler. 4.kitap Savaş Ritmi' ne gelirsek. Resimdeki gibi ilk günden yine kapakları değiştirilerek (ilk üç kitabın ilk baskısından farklı, 3.kitabın yeni baskıları ile aynı stilde yeni kapaklar ile) bastılar. Yayınevi hem daha fazla para kazanmak istediği hem de uzun kitaplarla başa çıkamadığından olsa gerek 4.kitabı da 2 cilde bölerek sattı. Daha sonra 2 ve 3.kitabı da yeni baskıda değiştirip bu şekilde 2 cilde böldüler ve kapakları berbat gözükse de
Duygu ve Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
uygulamaya nolmus??? guncellemelerden tanıyamıyorum nerden ileti atacağımı bulamadım bi an.. her yazılı zamanı gelen kitap okuma isteğim yazılılar bittiği gibi terk etti beni ama bugün itibariyle Hainin Mührü 3 e başlamaktayim (evet yeniden) ve ne kadar kaçsam da artık korkunun ecele faydası yok bu seriye veda etmem gerekiyor 🤧😭 yine sınav zamanı bir şeyler izleme isteğim de çok yüksekti ve her boşluğumda idol house izlemiştim ama artık yayınlanan bütün bölümleri bitirdiğim icin 19.00 nobetine geçiş yaptım maalesef 😮‍💨 o yüzden ya bugün off campus'e ya da the good place'e devam edicem off campus sadece ilk bölümünü izledim ama tam yazlık gençlik dizisi vibe verdi bana the good place üçüncü sezon başındayım bayadır izleyemiyorum özledim.. neyse bu şekildeydi buralara da uğramıyordum bayadır bi günlük hedef geçmiş gibi olduk
1000Kitap
Haziran TBR listesi
Sınavlar bittiğine ve tatil başladığına göre 24 saat boyunca kitap okuyabilirim! LGS den sonra 10-15 gün şehir dışında olacağım yani pek okuyabileceğimden emin değilim Gece Yarısı Treni bunu bitirmek istiyorum Diyarların Yazarı Mr D bu şahıstan önce bu kitabı bitirmem gerek Altın Işık bunu da okumak istiyorummm bitirmem gerek Ölüm Gemisi bu kitabı uzun zamandır okumadım okumam gerek Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı eh…900 sayfayı 15 günde okurum umarım Sonunda Ölecek İlk Kişi BUNU. OKUMAK. İSTİYORUM. Haşhaş Savaşı bu seriye başlayım bi zahmet A'mâk-ı Hayal Bir Aşkın Tarihi Ve daha nicesi 🥰 Almak istediğim kitaplar: Arafta Pasta Servisi - Cilt 1 Arafta Pasta Servisi - Cilt 2 İblis ve Işık Yüzen Dünya Asap
Yeni Serim Ben olsam ne yapardım
Bugün sizlerle daha önce hiç denk gelmediğim, beni çok heyecanlandıran yeni bir seriye başlamak istiyorum. Bu düşünceyi bir seri haline getirmeyi çok isterim, umarım sizlerin de hoşuna gider. Serimizin temel sorusu şu: "Eğer bir kitabın ana karakteri ben olsaydım, o evrende ne yapardım?" İlk bölümün kitabı Matt Haig den Gece Yarısı Kütüphanesi Nora Seed ben olsaydım Kitabın ana karakteri Nora’nın hissettikleriyle birebir empati kurmak benim için kolay değil; çünkü hiç böyle bir şey düşünmedim. Ancak derinlemesine düşündüğümde, hayatta her şeyin üst üste geldiği, tüm kapıların yüzümüze kapandığı o kırılma noktalarında yaşama sevincini kaybetmenin ne kadar zor bir durum olduğunu tahmin edebiliyorum. Bana Nora’ya sunulan o muazzam şans verilseydi, sanırım ben de bir gezgin gibi tüm alternatif hayatlarımı tek tek denemek isterdim. Muhtemel çoğumuz hayatımızın bir döneminde "Şu kararı vermeseydim bugün hayatım nasıl olurdu?" sorusunu kendimize sormuşuzdur.Ben de sordum açıkçası bu yüzden ben tüm o kapıları denemek isterdim. Farklı ihtimalleri gezerken muhtemelen bir süre sonra şunu fark ederdim: Bu hayatların hiçbiri gerçek bana ait değil. Çünkü bizi biz yapan şey, tam olarak şu an yaşadığımız deneyimler ve verdiğimiz kararlardır. Bir şeyi değiştirmek, her şeyi değiştirmektir. Ben hangi evrenlerde yaşayabilirdim? Kendi karakterimi düşündüğümde, muhtemelen Nora kadar cesaretli kararlar alamaz ve ne olursa olsun yüzmeye devam ederdim. Ben de yapı gereği her zaman çevresindeki insanları mutlu etmeye, beklentileri karşılamaya çalışan o kişi olurdum. Bu yüzden de büyük ihtimalle kendi isteklerini erteleyen, daha sade ve durağan bir hayatın içinde bulurdum kendimi. Yüzmeyi bıraksam bile, labirentlerden çıkamazdım. Kısacası ben, Nora kadar özgür ruhlu davranıp o kırılma noktasına
Rüyalar Gerçek Olsa Bridgerton dizisinde favori karakterim olan Penelopenin serüvenini anlatan bu kitap oldukça akıcı idi. Ayrıca dizi ile en parelel giden kitap olduğunu söyleyebilirim. Kitapta hem aşk bölümleri hem de Leydi Whistledown ile alakalı bölümler oldukça sürükleyici ve güzeldi. Seriye devam edeceğim.
1000Kitap