Yorgundu
Yemek getirdiler, yemedi.
Sigara çıkardı.
Kahve istedi.
“Biliyor musun İsmet” dedi...
"Bir rüya görmüş gibiyim."
Karabasanla başlayan,
üç yıl üç ay 22 gün süren,
mucizeyle biten bir rüya.
Çiçekler açıyordu İzmir'in dağlarında.
SPOİLER İÇERİR!
~~~~~~~~~~~~~~~
Beni etkileyen kısa bir bölüm. Sizlerle paylaşmak istedim.
~~~~~~~~~~~~~~~
Antep'ten dışarıya üç gündür mektup çıkarılamıyordu. Kuvayi Milliye komutanları çare ariyordu. İki çocuk gönüllü oldu. İsmail 12 yaşında, Mehmet 10 yaşındaydı. Dilenci kılığında şehirden ayrıldılar. Fransız devriyelerine yakalandılar. Ama, yakalanmadan önce mektupları bir ağaç altına gömmeyi başardılar. Karakola götürüldüler. Feci dayağa rağmen bilgi vermediler. Fırsatını bulup kaçmaya çalıştılar. Arkalarından yaylım ateş açıldı. İsmail oracıkta son nefesini verdi. Mehmet'i ağır yaralı halde hastaneye götürdüler. Bir bacağı kesildi.
~~~~~~~~~~~~~~~