"vücutlarımız birbirimize en kolay verebileceğimiz şey, asıl mesele hayatımızı verebilmektir. baştan aşağı bir aşkın olabilmek, bir aynanın içine iki kişi girip ondan tek bir ruh olarak çıkmaktır." Ahmet Hamdi Tanpınar
Bir huzursuzluğun romanı olarak bilinir huzur romanı. Şüphesiz Tanpınar yaşasaydı ,kendisini bile şaşıracağı kadar büyük bir ilgi ve tepkiyle karşılaşacaktı. çok tartışılmış bir yazardır Ahmet Hamdi Tanpınar ve hep hangi Tanpınar diye sorulmuştur. pek çok edebi türde eser verdiği için belki de bu soru ve çeşitli çevrelerce bu Soruların hep çoğaltıldığını görmüşüzdür. Türk edebiyatına damgasını vurmuş bir yazardır Ahmet Hamdi Tanpınar. Öncelikle işi ve yazdığı türlere göre adının önüne pek çok sıfat gelmiş bir yazardır. romancı, öykücü,şair, deneme yazarı, edebiyat tarihçisi,eleştirmen, Musiki,hat sanatları, resim, heykel konularında da derin bir birikimle yazabilen bir sanatçıdır. aynı zamanda akademisyen ve siyasetçidir.
Tanpınar'ın eserlerine baktığımızda ana temalar olarak "zaman Rüya ve bilinçaltını" görürüz. yazarımız hikaye ve romanlarında hayatın dramatik- trajik yanları üzerinde çok durmuştur. Tabii bunda kendi mizacının ve devrin özelliklerinin etkisi çok büyüktür. dramatiklik ve mizahilliği bir bir arada götürebilmesi büyük bir ustalıktır.
Tanpınar'ın eserlerinde insan hayatınin günlük yaşayış şekilleri ile insanın psikolojisi bir bütün olarak verilmiştir. Tanpınar mizahi eserlerinde dramatizmi, dramatik eserlerinde ise mizahı Başarılı bir şekilde kullanır. bu duruma en güzel örneklerden biri olarak yazarın "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" romanını gösterebiliriz. Bundan dolayı da yazarın üslubu gayet akıcıdır. Tanpınar belli bir fiktif dünyayı değişik edebi türlerle ortaya koymuştur. Aslında onun eserleri bütünün parçaları gibidir. Yani bir ağaç