İki insanın arasındaki sıkı, günlük yakınlaşmanın herkes için bir bedeli vardır:
Erdemlerden keyif alırken, karşılıklı eksikliklerden dolayı incitmemek ve incinmemek için her iki tarafın da bolca yaşam tecrübesi, mantık ve kalpten gelen içtenliği gereklidir.
İnsan en nihayetinde bir ada değil midir? Bir ada kadar tek başına, bir ada kadar kimsesiz... Öte yandan tek başına ve kimsesiz olmanın aslında tamamıyla kötü olmadığı fikri kuşatıyor beni. Zira tek başına olmak beraberinde özgürlüğü getirdiği gibi, kimsesiz olmak derinlere inmemize olanak sağlar.