İnanan insan, bütün eylemlerini, ilişkilerini ve çevresini, inancının ona kazandırdığı ölçülerle düzenler. İnancının ona kazandırdığı kişilik belirgin ve serttir; yabancı tesir ve zorlamalar karşısında eğilmez, yönünü değiştirmez. Nefsine ağır da gelse zor da olsa o, inandığı gibi yaşar; o dünyaya göre değil, dünyası ona göre şekillenir.
Bazen bozgunla biten bir harbin yıkamadığı ruhları, zafer uyuşturuyor ve bir nesli kendinden geçirtebiliyor. Kurtuluş Harbi'nden önceki devirde, vatan parçası diye Yemen çöllerine koşan bir gençlik vardı. Zaferden sonraki gençlik için Anadolu'da hizmet teklifi, çoğu kere sürgüne gönderilmek mânâsına geldi.