Selim içimizde, Turgut'un ta kendisi bizleriz, Günseli ve diğer hepsi yaşamımızın her yerinde... Oğuz Atay kendi çevresi üzerinden aslında toplumda Tutunmaya çalışanların genel bir portesini çizmiş. Düşünceler düşünceler bir cam kırığı gibi beynimizi kanata kanata yiyip bitiren düşünceler, aldanışlar, arayışlar, sıkışıp kalmalarla dolu olan bu portreyi acısıyla tatlısıyla ve belki en önemlisi de yaptığı acı mizahlarıyla derinliklerimize işleyen, yalnızca tutunmaya çalışanların ve gerçekten Tutunamayanların anlayabileceği bir şaheser.
Yazar, mutsuzluğu mutlulukla paralel biçimde ele alarak aktarımlar yapmış. Aynı güzellik gibi mutluluğun da göreceli bir kavram olduğunu kitapta bir çok yerde verdiği yerinde örneklerle okuyucunun zihnine nakşetmek istemiş. Bana göre kitabın motossu ise; Mutluluk ve Mutsuzluğun, gerçekleştirebileceğimiz takdirde "tam mutluluğa " ulaşabileceğimiz yanılgısına düştüğümüz olguların, aslında mutluluk ve mutsuzluğun bir kesişim noktasında bulunduğunu idrak edebilmemiz. Mesela hedeflediğimiz mevkiye, paraya, başarıya ulaşmak gibi.
Tabii genel bağlamda mutluluk ve mutsuzluk ölçütünü bireysel psikoloji açısından ele almaktansa sosyolojik bağlamda ele almak daha tutarlı ve net bir tablo çizebilme bakımından daha sağlıklı olacaktır.
Özetle, çok düşünen ve yüksek farkındalığı vb. gibi sebepler dolayısıyla melankoliye sürüklenen bireyler bu kitabı okursa kendisiyle yüzleşecek ve faydalı ruhsal kazançlar elde edecektir.