Puan vermedi·288 syf.··
2026 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 00:00
Selamlar. Öncelikle yazarımızın bu kitabı 2025 Emine Işınsı Roman Ödülü'nü kazanmış bir kitap. İnsanın ait olduğu ve koparıldığı yerden, o andan başlıyor bu kitap. Vatanını, toprağını kaybedenlerin, sürülenlerin, öldürülenlerin, yok sayılanların, acı çekenlerin ve bütün bunların içinde aşk hikayeleri.. Karakterlerin ait oldukları bir yerden başka yerlere savrulması.. Hikaye diyorum fakat gerçeğin kitap halini okutuyor bize yazar. Dili sade, abartıya kaçmadan, okuru yormadan, bunaltmadan tarihten gelen (Kırım Türkleri'nin yaşadıkları) acı olaylar aktarılıyor. Sevgiler. (Hülya Hanım'ı tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum.) Hülya Başarangil Demir
1000Kitap
Bilinmeze DoğruHülya Başarangil Demir · Bilge Kültür-Sanat Yayınları · 202562 okunma
Puan vermedi
Bilinmez nedir?..O doğruya giderken yanılsamalar mı?.. Ya da bir hayatın içinden geçerken acıların anlatılmadığı ama ağır bir yük gibi taşındığı mı?.. Bilinmeze Doğru tam olarak böyle bir roman işte Yazar Hülya Başarangil Demir, Kırım Tatarlarının 1944 sürgününü anlatırken tarih dersi vermemekte... Bir ailenin gözünden, yavaş yavaş, insanın içini acıtan bir sessizlikle anlatmakta okura. Etkilendiğim ve bir o kadar da okuru için de tuttan bir roman ayrıca Vatanını bir gecede kaybetmenin ne demek olduğunu, geride bırakılan evlerin, mezarların, kelimelerin ağırlığını hissettirmekte... Roman boyunca kahramanlar bir yerden bir yere savrulmakta ama.. Asıl yolculuk kimliklerine tutunma çabası. Gidecek yer var ama ait olunacak yer yok... Okurken... İnsan toprağından koparılınca, hatıraları da sürgün mü olmakta? diye sorduruyor okura. Yazarın dili çok sade ama bu sadelik acıyı daha görünür kılmakta. Açıkçası Abartı yok, dramatik cümleler yok; tam tersine sakinlik var. Ve bu sakinlik, olan biteni daha da ağırlaştırmakta. Bazı bölümlerde nefesinizi alırken dahi zorluyor...en azından ben böyle hissetim... Çünkü anlatılan şey sadece geçmişte kalmış bir trajedi değil; bugün hâlâ devam eden bir kırılma. Bu kitap ile olan serüvenim bittiğinde
Bilinmeze DoğruHülya Başarangil Demir · Bilge Kültür-Sanat Yayınları · 202562 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
10/10
·288 syf.··
2025 186. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2025 23:37
Hülya Başarangil Demir // Bilinmeze Doğru •Bu eser sadece bir ailenin değil, bütün bir halkın yüzyıllardır süren acısının romanlaştırılmış hâli. Sayfaları çevirdikçe insan, tarihin sessizce karanlığa gömülen yüzüne ışık tutulduğunu hissediyor. Çünkü bu roman, yok sayılanların, sürülenlerin, öldürülenlerin, unutulmaya terk edilenlerin hikâyesi… •Romanın merkezinde Yulian ile Kadir’in kimlik ve inanç çatışmalarına rağmen filizlenen büyük aşkı var aşk kazanıyor ama bedeli de ağır oluyor iki aile içinde. Kadir ve Yulian evleniyor ikiz kızları oluyor. İkiz kızlarından Vera anne babasının yanında kalırken, Nevriye henüz bebekken gizlice büyükbabasına veriliyor.Tatya ve eşi Vladamir torunu Nevriye’nin adını Katherina yapıyorlar. Kimsenin bilmediği bu koparılış, iki kardeşin kaderini tamamen değiştiriyor. •Kırım’da başlayan karışıklıklarla birlikte yolları ayrılan aileler, birbirlerinden habersiz İstanbul ve Selanik’e savruluyorlar. Yıllar önce bir Türk’le evlendiği için kızını reddeden Tatya’nın kendisinin de bir Türke âşık olması romanın trajik döngüsünü daha da derinleştiriyor. İstanbul’a kaçma hayalleri kurarlarken sevdiğinin ölümü, geçmişin yaralarını yeniden kanatıyor. •Her iki aile de İstanbul’da hayatta kalma mücadelesi verirken yaşadıkları acıların gölgesinde kimseye güvenemiyor. Katherina büyüyor, bir Türk’le evleniyor ve bir gün gerçeği öğreniyor, Kökleri sandığından çok daha derin olduğunu bu sırada II. Dünya Savaşı patlak verdiğinde Türkiye savaştan uzak kalmaya çalışsa da roman, savaşın gölgesinin Anadolu’ya kadar nasıl ulaştığını hissettiriyor. Vera’nın sevdiği Emin ise soydaşlarını yalnız bırakmamak için Kırım’a dönüyor ve orada tarihin en acı sahnelerinden birine tanıklık ediyor •Toplu sürgünler, Vagonlara tıkılan insanlar, Arabat köyünün unutuluşu,
Alıntı
Bilinmeze DoğruHülya Başarangil Demir · Bilge Kültür-Sanat Yayınları · 202562 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2025 913. kitabı
Desem Öldürürler, Demesem Öldüm: Sessizliğin ve Sözün Arasında Bir Varoluş Çığlığı İsmet Özel, Türk edebiyatının en keskin kalemlerinden biri olarak, her eserinde okuru bir hesaplaşmanın eşiğine getirir. 2011-2012 yılları arasında kaleme aldığı köşe yazılarından derlenen Desem Öldürürler, Demesem Öldüm (TİYO Yayınları, 2013), adını şairin o meşhur ikilemini taşıyan başlığından alır: Konuşursam öldürürler, susarsam kendimden ölürüm. Bu kitap, Özel'in zihinsel evreninin bir panoramasıdır; ne salt bir deneme derlemesi, ne de sıradan bir günce. O, bir nevi manevi manifesto, toplumsal bir itirafname ve bireysel bir direniş belgesidir. Fuzûlî'nin "Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil" mısrasından ilhamla örülen bu başlık, kitabın ruhunu özetler: Sessizlik bir ihanet, söz ise bir infaz riskidir. Özel'in samimiyetini baştan ilan eder: "Bu kitabın adı olsun diye müracaat ettiğim serlevhâ her ne kadar 'Desem Öldürürler, Demesem Öldüm' ibaresi ise de, bu kitap dolayısıyla bir nihai hakikat perdesinden bahsetmemiz mümkün değil. Ne ben burada söylediklerim sebebiyle hayatımı tehlikeye atmış oluyor, ne de hayatta kalışımı burada dile getirdiklerime borçlanıyorum." Bu tevazu, Özel'in üslubunun temel taşıdır; o, hakikati mutlaklaştırmaz, aksine okuru kendi samimiyet sorgulamasına iter: "Samimiyetimde ne kadar samimiyim? Bu suali herkes kendine tevcih etmeli." Yazılar, İslamî tefekkürün derinliklerinden beslenerek güncel meselelere uzanır: Küfrün ihsanları, zulmün kalıcılığı ("Zalim gider ama zulmü kalır"), şiirin bir lanet silahı oluşu ("Birilerinin gözünde 'bir şey' olmağa lânet etmenin en tesirli silâhıydı şiir") ve bireyin dünya tiyatrosundaki rolü ("Birçok başkaları dünya tiyatrosunu hayatın kendisi sanıyor"). Her bir metin, bir öncekini tamamlayan bir zincirin
Kitap Alıntısı
Desem Öldürürler Demesem Öldümİsmet Özel · Tiyo Yayınları · 2016414 okunma
10/10
·5780 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
137 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2025 15:09
"Hadislerin hadislerle yorumu" diyebileceğimiz önemli bir eser. Eserin tamamında tekrarlarıyla birlikte 25.147 (tekrarsız 9.782) rivayet bulunmaktadır. Eser bir mukaddime bir giriş ve sekiz ana bölümden oluşmaktadır. (Mukaddime bölümünde hadis usulü ve tarihinden bahsedilmesi ayrı değerli olmuş.) Her ciltte farklı bölümler ele alınmış ve her konu başlığı altında 4-5 tane önemli serlevha hadis yer alıyor. Bu serlevha hadislerin ardından, o konuyla ilgili ayetler,hadisler ve İslam tarihinden önemli olaylar ile birlikte açıklamalar yapılıyor. Ortalama 10-15 sayfa süren bu açıklamalar sayesinde konu hadisler ışığında aktarılmış oluyor. Hadisleri sebebi vürudları ile birlikte öğrenmek,anlamak ve hayatıma aktarmak istiyorum diyen okuyuculara kesinlikle tavsiye ediyorum. 7 cilt içerisinde yer alan bölümler: I. BÖLÜM: “Allah, Âlem, İnsan ve Din” II. BÖLÜM: “Bilgi” III. BÖLÜM: “İman” IV. BÖLÜM: “İbadet” V. BÖLÜM: “Ahlâk” VI. BÖLÜM: “Sosyal Hayat” VII. BÖLÜM: “Tarih Ve Medeniyet” VIII. BÖLÜM: “Ebedî Hayat, Âhiret”
Hadislerle İslam (7 Cilt Takım)Komisyon · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 20241,228 okunma
"Ne yaptıysam Allah rızası için yaptım."
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2024 21. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2024 18:46
Merhaba Sevgili dostum Bu defa çok kıymetli bir eser ve müessir ile geldim.. Bir dava Adamı, gayesi Allah’ın rızası, Hedefi Hakk'ın nizamını hakim kılmak.. Müessirimiz yani Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız çok kıymetli bir şahsiyet. Din devlet Adamı... Nasıl başlasam nerden başlasam bilemiyorum. O kadar çok anlatmak istediğim şeyler var ki... Erbakan Hocam benim için kıymetli. O benim çocukluğumun kahramanı, gençliğimin mimarı, dava şuurunu en derinine kadar hissetmeme vesile olan Adam gibi Adamdır. Onun din, vatan, millet ve devlet davasına katkılarını saymakla bitiremeyiz.. Davam kitabında da bu katkılarını, kendi hayatını, başarılarını, sorunlarını ve çözüm yollarını en güzel şekilde aktarmış ve dahiliğini bir kez daha gözler önüne sermistir. Davam.. Kitabın mutlaka her evde olması gereken kitaplar listesinin başlarında yer alması gerektiğini düşünüyorum. Neredeyse tüm satırlarını çizdiğim, her kelimesi cümlesi hazine değerinde. Doğudan batıya İslam davasının bir neferi olmanın gururunu ve sorumluluğunu bizlere cihat aşkıyla savaşmanın elzemligini tekrar tekrar üzerine durarak hatırlatıyor.. Kısa bir özet geçerek şunları da ifade edeyim; Kitabımız 12 bölümden oluşuyor. Her bölümden serlevha olacak sözleri var. Alıntılarım da paylaştım :) Hocamızın da dediği gibi "Bu dava için çalışmak herkese nasip olmaz... Bütün mesele bu şerefli davada nasıl bir imtihan vereceğimizdir." Allah Hakk' hak bilip ona uymayı, batll batıl bilip ondan uzaklaşmayı nasip etsin İstifadeniz bol olsun..
1000Kitap
DavamNecmettin Erbakan · Mgv Yayınları · 20176bin okunma