Mehmet Tekinbaş

Mehmet Tekinbaş

, bir kitap okudu
7/10
·118 syf.··
Beğendi
·
2021 57. kitabı
İsmail Saymaz
8.4/10 · 3.078 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Yaşamımdan Şiir ve Hakikat adlı yapıtında Goethe, gençlik dostu Behrish'ten 'tecrübe'nin ne olduğunu açıklamasını istediğini anlatır. İlginç bir kişiliği olan Behrish şöyle demiş: 'Gerçek tecrübe, bir tecrübeden tecrübe görerek tecrübeli olunduğunu tecrübeyle öğrenmektir.' Böyle ise yaşam laboratuvarındaki deneylerin sonu gelmeyecek demektir. Yaşlıların 'Bu yaşıma geldim, böyle şey görmedim' sözüyle anlatmak istedikleri de budur belki."
"Şiir, bilinen sözcüklerle bilinmedik sözler kurmaktır. demiştim bir yazımda. Bunu, bilinen sözlerle bilinmedik imgeler yaratmaktır biçiminde de yürütebiliriz."
"Okuma salonunu, kendi derslerine çalışan öğrenciler doldururdu. Bunların arasından roman okumak isteyenler de çıkardı. Bir gün müdür Hamdi Beyin yanında otururken bir öğrenci geldi, istediği kitabın fişini Hamdi Beye uzattı. Meğer açık saçık bir kitapmış bu. Hamdi bey öyle kızdı ki, seni anana babana, okuluna haber veririm, git dersine çalış' diyerek kovdu çocuğu. Ben dayanamadım 'Aman Hamdi bey' dedim. 'Bu kitap madem kitaplığınızda var, isteyen okuyabilir. Neden payladınız çocuğu?! Hamdi bey işaret parmağını dudaklarına götürerek 'susss!' işareti yaptı, sonra çekmecesini yarım açarak gösterdi o kitabı 'Ben okuyorum' dedi."
"...Köylü hep köylü kalsın, biz de onu 'Efendimiz' diye sevelim... Ahmet Hamdi Tanpınar, bir yazısında 'Bizim büyük yükümüz köylülüktür' diye yazarken bu sorunu ortaya atıyordu: Köylülükten kurtulmamız gerekir, Sabahattin Eyüboğlu, böyle düşündüğünü bildiği için Tanpınar'a kızardı, ama pek belli etmezdi kızdığını. Konumuzun bence en ilginç yanlarından biri de, sanayileşme akımı içinde büyük kentlere göçen köylülerin 'Efendi' gibi karşılanmamalarıdır. Köylü köyde başka, kentte başkadır sanki. Köy kahvesinde tanıyıp güleryüzle hoşbeş ettiğimiz kişi, apartman kapıcısı olarak kentte karşımıza geldiğinde tanımayız onu. Bu tersliği Anadolu'daki gezilerimiz sırasında, kendimde de, arkadaşlarımda da denemişimdir."