Mehmet Tekinbaş

"Rahmetli aktör Ulvi Uraz, Hasanoğlan' daki açık hava tiyatrosunda, çocuklara Gogol'ün Müfettiş komedyasını oynatmıştı. Hiç tiyatro görmemiş olan o çocuklar ne güzel oynamışlardı Müfettiş'i hiç unutmam! İsmet İnönü de seyre gelmişti oyunu."
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2021 56. kitabı
Edebiyat dünyasından ve biraz da siyasetten anılar içeren bu Melih Cevdet Anday kitabını zevkle okudum. Güzel notlar ve anekdotlar içeriyor bolca. Yalnız dikkatimi çeken şey şu oldu anlatımlarda, gereğinden fazla noktalama işareti kullanılması. Özellikle de virgül. Günümüzde bu kadar noktalama işareti kullanılmıyor. Sanırım 70' li yıllara özgü bazı yazım özellikleri bunlar. "Şiirin bunca büyük bir işlevi de zamanın geçmesinden duyduğumuz korkuyu yatıştırmasıdır, daha kısası bu akışı durdurmasıdır. Böylece şiiri yazanla okuyan, bir tanıklıkta birleşirler, gösteren ile gösterilenin birliğinde ve ölüme karşı gelmekte. ..Düşünüyorum da, ölenlerin zamanı gerçekten durmuştur, onların hiçbir değişikliğe gereksemesi yoktur. Bizse akan zaman içinde onlarla karşılaşıyoruz ikide bir. Tuhaf bir şey bu, onlar biraz bizimle akıyor, biz biraz onlarla duralıyoruz. Ölüm bir söylencedir. Bu söylenceden birkaç söz bulalım." diyor kitabının arka kapağında Anday.
Edebiyat
Akan Zaman Duran ZamanMelih Cevdet Anday · Everest Yayınları · 200956 okunma

Mehmet Tekinbaş

, bir kitap okudu
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2021 56. kitabı
Melih Cevdet Anday
8.2/10 · 56 okunma
Kitapta hoşuma giden çok bölüm var. Bunlardan biri de "Mezar Taşı" başlıklı yazı: "Sakın mermer, beton falan istemem. Bir taş bulun, uzunca bir taş Yazısız! Onu dikin mezarımın başına. Falanca oğlu filancaymışım da, şu tarihte doğup şu tarihte ölmüşüm. Kesinlikle yazı istemem, basit bir taş. Eh, bizim tekne su almaya başladı. Tepelere, deniz gören yere gömülmem şart değil! Nasıl olsa yattığım yerden denizi seyredemem. Deniz ruhumda yaşıyor., gönül gözüyle her zaman görüyorum. Mezarın ne önemi var? Öldükten sonra ben kendime değil, toprağa doğaya lazımım. Galiba ruhun yaşaması da bu! Topraktan olduk toprağa dönüyoruz. Ben öldükten sonra yokum. Toprak bizi kendisine yararlı hale getirecek. Yoksa, cesedin ne değeri var?
10/10
·187 syf.··
Beğendi
·
2021 55. kitabı
Balıkçı'nın bana anlattıkları, bana verdiği yetkiyle yazdığım ve kendi araştırıp bulduklarım; türünde ve Türkiye'de ilk galiba.. Şimdiye kadar yazdığım 40'ı aşkın kitabın, beni en doyuranı oldu diyebilirim. Yazmam gerekirdi. Ben bu işlevi yerine getirmek için dünyaya getirilmiştim ! Hele rehberlikle ilgili bölümler... Sanırım rehberdeşlerimiz için yol gösterici olacak; ders alınacak deneyim ve bilgiler içeriyor.. Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı) ki bu kitapta ben onu, yakınları gibi 'Balıkçı' diye anacağım, diyor bize Anadolu ufkunu açan kitabının önsözünde Şadan Gökovalı. Bodrum'a sürgüne gönderilen Cevat Şakir'in İstanbul'dan Bodrum'a kadarki yolculuk serüveni, sürgün yılları bazen Şadan Gökovalı'nın bazen De Halikarnas Balıkçısının ağzından anlatılıyor. Bir de anekdot anlatıyor Gökovalı: "Vaktiyle, Doğulu bir hükümdar, ülkesinin bilginlerini çağırıp, 'ben' demiş 'insanlık tarihini öğrenmek istiyorum! yazıp bana getirin.' Bilginler günlerce uğraşıp, üç cilt kitap getirmişler, Hünkar: -Bunu okuyamam, daha kısa yazın! Bilginler bu kez, haftalarca çalışıp, tek cilt kitapla gelmiş hünkarın karşısına, O: -Bunu okumaya vaktim yok, bana bir tümceyle özetleyin insanlık tarihini! Bilginler, aylarca uğraşıp çıkıp hakanın karşısına; demişler ki: -İnsanlar doğdular, savaştılar, öldüler!.. -Sen dedik, sen nasıl özetlersin insanlık tarihini? Hiç düşünmeksizin şöyle dedi: -İnsanlar, doğdular, sevdiler, öldüler!..' O an, Balıkçı'nın yaşamına dair yazacağım kitaba bu adın uygun olacağını düşündüm..." Ben kitabı çok sevdim. Bir başucu kitabı niteliğinde. Halikarnas Balıkçısı severlere.
Ben Halikarnas Balıkçısı - Doğdum Sevdim ÖldümŞadan Gökovalı · Tureb Yayınları · 20149 okunma