Yani Z.Livaneli'de eleştirilmez ama bu yılı da boş geçmeyeyim, bir şeyler yazayım mantığıyla belki çok kısa zamanda yazılmış bir roman gibi geldi bana. Kitapla ilgili bir hayalim yoktu kırılacak ama Z.Livaneli romanlarına göre biraz basit kaçmış sanki. Olayın özelinde bir ilginçlik aradım ama yok. Evet belki ucundan kıyısından kendi hayat öyküsünden alıntılar var ama onu da İsveç ayrıntısında farkettim. daha güzel olabilirdi. Yine de haddime düşmez ustayı eleştirmek.
Anlatılarını severek dinlediğim kitaplarını severek okuduğum Sunay Akın'ın Kırdığımız Oyuncaklar kitabını da okudum. Kitaplığımdaki Sunay Akın kitaplarını bitirmeye niyetli olduğumdan okumalarım biraz üst üste geldi. Oyuncaklar, oyuncakların tarihi, tarihte oyuncaklar çok güzel anlatılmış. Anlatım büyük bir zeka örneği taşıyor. Güzel bağlantılar kurulmuş ama bu defa çok zorlamaymış gibi geldi bana. Yok artık dedirten hikayeler. Neyse inanıp inanmamak bize kalmış. Güzel emek var. Okumak lazım.
Yeraltı edebiyatı sınıfına giren gayet vurucu ve etkileyici bir kitap. Bu tür kitapları sevenler için okunması gerekli olanlardan. Film senaryosu okur gibi okuyorsunuz.
Daha önce Jack London'un Adem'den Önce adlı romanını okumuştum. Bu romanını da elimde biraz fazla sünse de zevkle okudum. Martin Eden'in azimli yükselişi ve sınıflar arası mücadele. Sırada Beyaz Diş ve Dehşet Ülkesi var.
Bu kitaptan yeni bir kavram öğrendim.
HENİD: Avusturyalı düşünür olan Otto Weninger'in ortaya attığı bir deyiş olan henid, aslen tam olarak oluşmamış düşünce anlamına gelir. Bir yerden duyduğumuz ya da bir kitapta okuduğumuz herhangi bir terim ya da kavramın üzerinde düşünmeden, onu iyice irdelemeden üstünkörü bir fikir sahibi oluruz, dolayısıyla bu terim ya da kavrama dair düşüncemiz tam olarak şekillenmez.
Kitaptan örnek: "..Bu insanların böyle saçmalıklara inanmalarının sebebi de cehalettir; Weininger'in tanımladığı üzere henidsel zihin sürecinden farksız olmayan cehaletleri. Bunlar düşündüklerini zannederler ve bu düşünemeyen mahluklar gerçekten düşünebilen birkaç kişinin hayatıyla ilgili yargıda bulunurlar."
Martin EdenJack London · İndigo Kitap · 2018134,8bin okunma
Sansürcü, baskıcı Sultan Abdülhamid'i bir başka gözle anlatan bir roman olmuş. Selanik'e sürülen Sultan ve ailesinin doktorunun gözünden Sultan Abdülhamid'in hatıralarını Zülfü Livaneli çok güzel kurgulamış ve ona başka bir gözle bakmamızı sağlamış. Okuması kolay anlatımı sade, ben sevdim.