Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu adada en önemli şey ateştir. Eğer her zaman ateş yakmazsak, nasıl kurtuluruz? Olsa olsa, bir uğurlu rastlantı sonucu kurtuluruz o zaman. Bir ateş yakacak gücümüz yok mu bizim?
Sizler çocuk değil, proje üretiyorsunuz. Her şey belirsizken, hayatımızda bu kadar bilinmezlikler varken daha doğmamış çocuğunuza hedefler belirliyorsunuz. Türkiye’de aileler çocuklarını doktor olacakmış gibi yetiştiriyor. Bu, 20 milyon çocuk varsa 20 milyon doktor olacağı anlamına gelir. Ülkenin bu kadar doktora ihtiyacı var mı? Ya da bu kadar sayıda doktoru yetiştirecek tıp fakültesi var mı? Sistem köleleştirir insanı. Öyle bir köleleştirir ki başka insanlara bakıp onların gerisinde kalmamak için cebinizde 2-3 tane kredi kartı olmadan, bankalardan kredi çekip 10 yıl boyunca ödemeden, evlenirken tanımadığınız insanlara gösteriş yapayım derken düğün sabahı içinden çıkılamayacak çıkılsa bile özgürlüğünüzü yıllar boyunca kısıtlayacak bir ev ve bu evin dört duvar arasına hapsedilmiş bir ruh ile belki de çoğuna ihtiyaç duymayacağınız eşyalardan oluşan bir alanda kalırsınız ve devasa bir borç batağıyla yüz yüze gelirsiniz ama mevcut durumunuz için toplumun gözünde daha özgür ve daha güçlü olursunuz ki bu gerçek sizi avutur ama bu avutmanın sahte olduğunu iç sesiniz beyninize sürekli fısıldar ve asıl gerçeği size hatırlatır. Özgürleşmek istiyorsanız keşfedin, gezin, görün, okuyun…
07.03.2022 Mandıra Filozofu İstanbul (Kanal D) ve Kendi düşüncelerim.
Girintili çıkıntılı kayalar arasında dik yokuşu tırmanmak değil, bir sonraki yolu bulmak için bitkilerin içine dalmak zorunluluğuydu asıl güç olan. Sürüngen bitkilerin kökleri ile sapları birbirine öyle bir karışmıştı ki, çocukların bükülebilen esnek iğneler gibi, onların arasından sıyrılmaları gerekiyordu. Çocuklara yol gösteren tek şey, kahverengi toprakla tepelerindeki yapraklar arasında zaman zaman sızan ışıktı. Bir de yolun yukarıya doğru yükselmesine dikkat ediyorlardı. Sürüngen bitkilerin urganlarıyla kaplı deliklerden hangisi biraz daha yüksekse, ona basıyorlardı hep.