Puan vermedi
Bazen bir roman sadece sıra dışı bir macera anlatmaz...Gücün insanı nasıl değiştirdiğini bir toplumu dönüştürmenin neden yalnızca iyi niyetle mümkün olmadığını ve değişimin bazen en büyük sınav olduğunu da gösterir. Kiralık Kral – Hakim Türkmen Hayatın içinde kaybolmuş sıradan bir gencin hiç beklemediği bir anda kendisini bir ülkenin kaderini belirleyecek noktada bulmasıyla başlayan hikaye ilk sayfalardan itibaren merak uyandırmayı başarıyor. Bertuğ alıştığı dünyadan tamamen farklı bir düzenin içine adım atarken hem kendisiyle hem de yıllardır değişmeden gelen kurallarla mücadele etmek zorunda kalıyor. İlk bakışta mizahi yönü ağır basan bir hikaye gibi görünse de sayfalar ilerledikçe yönetim anlayışı,gelenekler,adalet ve toplum psikolojisi üzerine düşündüren birçok ayrıntıyla karşılaşıyoruz.Bertuğ'un aldığı her karar yalnızca kendisini değil bir ülkenin geleceğini de etkilemeye başlıyor. Hazırsanız... Bir ilanla başlayan ve beklenmedik olaylarla yön değiştiren bu sıra dışı yolculuğun kapılarını aralayabiliriz... Belki de en zor savaş bir tahtı ele geçirmek değildir...Belki de asıl mücadele insanların yıllardır doğru bildiklerini değiştirebilmektir.
Kiralık KralHakim Türkmen · Bedevi Yayınları · 202615 okunma
Puan vermedi·215 syf.·
2026 28. kitabı
Frank Furedi'nin 2004'te kaleme aldığı, Türkçeye 2010'da Erkan Koca çevirisiyle kazandırılan bu kitap, ilk bakışta bir nostalji metnine benziyor: "nerede o eski entelektüeller?" sorusunu sorduğunda, çoğu okur kapağı kapatmadan önce gözünü deviriyor olabilir. Çünkü bu soruyu soran her kalem, biraz da geçmişin kült figürlerine sığınan, yenilenle başa çıkamamış birinin sızlanması gibi gelir kulağa. Furedi bu tuzağa kısmen düşer; ama düştüğü yerden çıkardığı tespitler, bu coğrafyada sızlanmayı hak edecek kadar haklıdır. Kitabın belkemiği tek bir kavram: philistinizm. Furedi'nin Schopenhauer'den ödünç aldığı bu terim, "zihinsel ihtiyacı olmayan insan"ı tarif eder. Yemeyi, içmeyi, eğlenmeyi, mevki ve şöhret kovalamayı bilen ama düşünceyi kendi başına bir zevk olarak tanımayan, hatta düşünmenin kendisini "zaman kaybı" sayan tipoloji. Bir zamanlar bu sözcük üniversite çevrelerinde sıradan halkı tanımlamak için kullanılırdı; Furedi'nin tezi şu: artık üniversitenin kendisi philistinleşmiştir. Çürümenin alttan değil üstten geldiği bir çağdayız. Kitap altı bölümde altı yara açar. Aklın değer kaybı: Aydınlanma'nın iddiası — "akıl evrenseldir, hakikat bulunabilirdir, bilgi özgürleştirir" — postmodern relativizm tarafından aşındırılmıştır. Hakikat artık çoğul, görelidir; herkesin gerçeği kendinedir; bu cümle bir özgürleşme gibi başlamış, bir teslimiyetle bitmiştir.Önemsiz görülen arayışlar: Bilgi salt bilgi olarak değer taşımaz olmuştur; her cümlenin altına bir "ne işe yarayacak?" sorusu konmuştur. Einstein'ın "gerçeğin arayışında olmak, ona sahip olmaktan daha değerlidir" cümlesi artık duvar süsüdür; uygulanmaz.İçeriğin yokolması: Üniversite işletmeye, akademisyen profesyonele, ders pakete dönüşmüştür. Edward Said'in kitapta alıntılanan tespiti sertir: profesyonel, "kayığı
Nereye Gitti Bu Entelektüeller?Frank Furedi · Birleşik Kitabevi · 201062 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·350 syf.··
2026 124. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 15:34
Açıkçası kitaba başlarken beni böyle bir hikâyenin beklediğini düşünmüyordum. Konusu ilk bakışta biraz farklı görünse de sayfalar ilerledikçe anlatılanların aslında hiç de yabancı olmadığını fark ediyoruz . Bir yanda sizi güldüren olaylar yaşanırken diğer yanda "Ama burada da haklılık payı var" dediğiniz noktalar çıkıyor karşınıza. Kitabın en sevdiğim yanı da buydu. Mizahla toplumsal eleştiriyi dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Bazen yaşanan olayların saçmalığına gülerken bazen de satır aralarında verilen mesajlar üzerine düşünmeden edemiyorsunuz. Eğlenceli, farklı ve alışılmışın dışında bir okuma deneyimiydi benim için. Kirasını, faturalarını ödemekte zorlanan ve hayatın yükü altında ezilen Bertuğ'un yolu, beklenmedik bir ilanla Afrika'daki Zigonya ülkesine kadar uzanıyor. Bir anda kendini tahtta bulan kahramanımız, alışık olduğu hayatla tamamen farklı bir dünyanın içinde buluyor. Fakat kral olmak sandığı kadar kolay değil. Ülkede bir şeyleri değiştirmeye çalıştıkça karşısına yeni engeller çıkıyor. Kimi zaman yıllardır süregelen alışkanlıklar, kimi zaman da eski düzenin devam etmesini isteyen kişiler onun işini zorlaştırıyor. Buna rağmen Bertuğ, elindeki sınırlı imkânlarla ülkeyi daha iyi bir noktaya taşımak için mücadele etmeyi bırakmıyor. Kiralık Kral, absürt olaylar ve mizahi anlatımıyla eğlenceli bir hikâye sunarken, satır aralarında toplumsal yapıya ve yönetim anlayışına dair düşündürücü noktalara da değiniyor. Güldüren olayların ardında, değişimin neden zor olduğu ve insanların yeniliklere nasıl tepki verdiği üzerine dikkat çekici gözlemler yer alıyor.
Kiralık KralHakim Türkmen · Bedevi Yayınları · 202615 okunma
Puan vermedi·510 syf.··
2026 42. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 16:47
Öncelikle şunu söylemeliyim ki çok keyifle okudum. Umarım hak ettiği değeri görür. Genç yazarların desteklenmesi çok değerli ve böyle bir girişim yüreklendirilmeli, cesaretini kutluyorum. Her bölümde iki dünya arasında geçiş yapmak okuma deneyimini rahatlatmış. Bölümler daha kısa sürede bitiyor gibi hissettiriyor ve daha çok okutuyor. Cemil’in peşine düştüğü ortam bana yabancı dizilerden The OA 2. Sezonu anımsattı, o zaman da çok beğenmiştim hikayenin bilim kurgu yansımasını şimdi de aynı şekilde hoşuma gitti. Okurken duygularıma hakim olamadım, sinirlendim. Hikayenin beni böylesi içine çekeceğini beklemiyordum. Anlatı çok kaliteli, fantastik evren kurmak zaten zor, Türkiyede daha da zor. Normalde savaş sahneleri filmde de kitapta da olsa beni çok sıkar ve koparım muhakkak ama sık sık okuyucuya farklı karakterin gözünden baktırmak merakı diri tutuyor. Üstelik alt başlıklarla bölüm değiştikçe kitabı elinizden bıraksanız bile her geri aldığınızda hikayeye dalmakta hic zorluk çekmiyorsunuz. 5 Diyar’ın içine dalınca yaşadığım gerçeklikten ışınlandım sanki. Böyle olacağına inanmakta zorlanırım genelde. Beklentimin üstünde çıktı. Çok sağlam bir hikayesi ve dolu doku karakterleri var. Benim favorim Silvanni ve Kieva’ydı galiba, Faraen-Consilius ikilisini de kalbimden söküp atamıyorum. Deneyimlediğimiz dünyada ise ben Harun’un yalnızlığını ve kırgınlıklarını paylaştım daha çok. Ama gidişatının. beni fazlasıyla tatmin ettiğini söyleyebilirim. 510 sayfalık bir kitap için iyi ki okumuşum dedirtmek düşünüldüğü kadar kolay değil, başından sonuna beni hiç kopmadan içinde tutması, her bıraktığımda karakterleri. özletmesi, merak ettirmesi başarılıydı benim nezdimde. Okuduğunuza değecek bir kitap. İkinci kitabı okumayı sabırsızlıkla bekliyorum. Seri haline geleceği günü gözümde
Beş DiyarSıla Serter · Theseus Yayınları · 20262 okunma
9/10
·350 syf.··
Beğendi
·
2026 120. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Hakim Türkmen kaleminden Kiralık Kral kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 351 sayfalık bir kitap • Parasız ve dibe vurmuş olan kahramanımız Bertuğ, internetteki kiralık kral ilanına başvuruyor. Mülakattaki vizyonu ise: "Kafamdaki plan; kimseye çaktırmadan muasır medeniyetler seviyesine çıkıp sonra bir anda arayı açmak." Ve karşınızda Zigonya kralı. ​• Tahta geçer geçmez ilk kanununu ilan ediyor: "Sıradan ayrılan, döndüğünde en arkaya geçmek zorundadır." Tabii kabile halkı buna ifadesizce bakıyor; çünkü adamların derdi sıra değil, düpedüz açlık. ​• Ülke töresine göre, ölen eski kralın 80 küsur karısı artık otomatik olarak Bertuğ’un. Hayatında bir kadının elini tutmamış bu İstanbullu çocuk için tam bir şok. ​• Zigonya’nın acı gerçekleri ise tam dram: Üretim sıfır, gençler kaçıyor, altyapı yok, hazine bomboş. Halk bilime değil yaşlılara inanıyor, kadına değer verilmiyor. Üstelik tüm mallar batılı sömürgecilerden ithal ediliyor. ​• Bertuğ bu ilkel düzeni yıkmak için radikal bir sekülerleşme hamlesi başlatıyor, tek eşliliği savunuyor. Halkın yiyecek balığı yokken, batılılaşma sembolü olsun diye ülkeye Opera Binası diktiriyor. Bina havadan hurma şeklinde görünse de memlekette havadan bakacak tek bir uçak bile yok. ​• Gelenekleri zorla değiştirmeye çalışınca işler çığırından çıkıyor. Bertuğ koltuğu korumak için diktatörleşmeyi denese de isyanı bastıramıyor ve nihayetinde havlu atıyor. Getirdiği tüm batılı reformları tek tek iptal ediyor. ​• En büyük darbe ise ülkenin kimliğine vuruluyor: "Zigonya ismi silinecek, Ayebere Krallığı dünyaya ilan edilecek." ​Bertuğ sömürgeciliğin bu sinsi çarkında bir piyon mu olacak yoksa kral mı? Cevabı kitabın sonunda. Hem çok akıcı hem de acayip zekice kurgulanmış bir
Kiralık KralHakim Türkmen · Bedevi Yayınları · 202615 okunma
Kiralık kral
Puan vermedi·350 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
"Ülkemizi 5 yıl sonra nerede görüyorsunuz?" "Muasır medeniyetler seviyesinde görüyorum. Hatta asıl kafamdaki plan, kimseye çaktırmadan muasır medeniyetler seviyesine çıkıp sonra bir anda arayı açmak." Not aldılar. "Hangi ülkeyi rol model alırdınız?" "Fransa... Almanya, İngiltere." "Neden?" "Medeniyetin en üst seviyesine onlar zira... Her şeyde en iyiler." Dedi Bertuğ 21. Sayfada ve bu satırlar okuduğumda kitap bana kendisini açmıştı, beni bilipte bilmezden geldiklerime götürecekti.
Kiralık KralHakim Türkmen · Bedevi Yayınları · 202615 okunma