Yazmak, içimdeki kalabalığı
sessizce sıraya dizmek gibi.
Şiir ise kelimelerin değil,
duyguların kendi kendine yazdığı bir itiraf.
Okurum, yazarım; çünkü başka türlü taşıyamam.
anitsayac.com
Sinemoğlu Memedi görünce hemen önünde niyaza gelip elini aldı, üç kere öptükten sonra alnına götürdü. Ötekiler de onun gibi yaptılar. Karşıya geçip diz üstü oturdular, ellerini de kucaklarına aldılar.
Karşıdan, doruğuna gün vurmuş görkemli bir dağa bakar gibi bakıyorlardı ona, hayran.
"Yazık olacak sana Memed. Sen soluk aldıkça fakir fıkranın umudusun, istersen hiçbir şey yapma. Sen eşkıyalığı bırakacak cinsten bir insan değilsin, buna hiç umutlanma. Sen içinde
başkaldırma kurduyla doğmuşsun, başka türlü yapamazsın."
"Bak," dedi Ümmet, "sana bir şey deyim de beni iyi dinle... Bu millet sana İnce Memed demişse, bunda bir şey vardır, sende bir şey bulmuştur. Millet, insanı herkesten iyi anlar, dünya kurulduğundan bu yana insanoğlu insanoğlunu tartmıştır. İnsanoğlu, insanoğlunu bildiği kadar hiçbir şeyi bilmez."