Selen

Selen
"En iyisi susmak, susamıyor da insan..." Leyla Erbil
Doktor
Yüksek Lisans
Zonguldak
Bartın
7 kütüphaneci puanı
144 okur puanı
Haziran 2015 tarihinde katıldı
Başlangıçta ona dayanılmaz bir angarya gibi görünen nöbetler yavaş yavaş bir alışkanlık haline almış, yönetmelikleri, söylemek istediğini ifade etmeyi, üslerin küçük takıntılarını, tabyaları n yer şekillerini, nöbetçilerin yerlerini, rüzgârdan iyi korunan kuytuları, boruların dilini öğrenmişti. Göreve hakim olmaktan özel bir keyif alıyor, askerler ve astsubayların kendisine karşı duydukları giderek artan saygıdan hoşlanıyordu.
Reklam
Borular çalabilir, savaş türküleri duyulabilir, kuzeyden ürkütücü haberler gelebilirdi, bir tek bunlarla kalsa Drogo yine de kaleden giderdi; ama şimdiden alışkanlıkların uyuşukluğunu, askerlere özgü kibiri, her günkü duvarlara karşı duyulan evcil bir aşkı duyumsamaya başlamıştı. Görevin monoton ritmi çerçevesinde dört ay, onu tuzağa düşürmeye yetmişti.
Zamanla gitgide belirsizleşen bu uzak olasılık uğruna, koskoca yetişkin adamlar yaşamlarının en güzel bölümünü burada tüketiyorlardı.
Tronk, dünyanın bir yerlerinde kendisine benzeyen, ünüforma giymeyen, kentte gezinebilen ve akşamları arzularına göre ister yataklarına, ister sinemaya, ister Kabare ya gidebilen milyonlarca insan olduğunu hala anımsıyor muydu acaba?
Sayfa 43·Kitabı okudu
Kendisi yatağına uzanmışken, her şey uykuya dalmış gibi görünürken bu adamların onlarcası uyanıktı. Onlarca, diye düşünüyordu Drogo, peki kim için, ne için? Bu kalede askeri biçimcilik adeta akıl almaz bir baş yapıt yaratmıştı. Asla hiç kimsenin geçmeyeceği bir boğazı korumak için yüzlerce adam…
Sayfa 36 - iletişim·Kitabı okudu
Reklam