Ya da polymekhanos, polytropos, polytlas, polytlemon. Çilekeş, akıllı, kurnaz, gezgin, tanrısal Odysseus.
Odysseia’yı okumak İlyada’yı okumaktan çok daha kolaydı çünkü Odysseia çok daha akıcı, merak uyandırıcı, sürükleyici bir destandı. İlyada’da bir savaşı (galiba işsizlikten bir dolu erkeğin bir kadın için giriştiği savaş) okurken; Odysseia’da Odysseus’un evine, karısına ve oğluna kavuşmak için verdiği on yıllık mücadeleyi (aslında burada da bir nevi bir kadın için savaş çıkıyor) okuyoruz. Bu on yılda Odysseus sadece devlerle, tanrıların gazabıyla, canavarlarla, seirenlerle savaşmıyor; nefsiyle ve özlemiyle de savaşarak büyük bir sabır gösteriyor. Odysseia ne kadar tanrısal olarak anlatılsa da tüm hatalarını, kibrini, duygusallığını da okuyoruz, erkekler ağlamaz değil yani Odysseus bile ağlar, bu da okumasını kolaylaştıran bir yönü olabilir ki tanrısal sıfatıyla şahlandırılan bir varlığın bile kusursuz olamadığını görüyoruz. Toksik maskülenitenizi bir kenara bırakıp hüngür hüngür ağlayabilirsiniz, bu yolda en büyük destekçinizim.
Bambaşka bir dünyanın içine sokması ve hissettirdikleriyle bir roman, hayallerinizde canlanmasıyla bir film. Kitabın önsöz kısmında denildiği gibi: “Odysseia göze görüneniyle film, kafaya değineniyle romandır.” E Christopher Nolan sağ olsun, bizi mutlu edecektir. Filmini de sabırsızlıkla beklemekteyim.
Son olarak:
Ithaka gave you the marvelous journey.
Without her you wouldn't have set out.
She has nothing left to give you now.
And if you find her poor, Ithaka won’t have fooled you.
Wise as you will have become, so full of experience,
you’ll have understood by then what these Ithakas mean.
Farkındayım hiç yardımcı olmayan bir inceleme oldu, paragrafların bir bütünlüğü de yok. Farkındayım. Kafam da karışık zaten. Neyse yardımcı