open.spotify.com/track/63dfV2sWp... 🎶 Farya Faraji – “The Safavids”: Tarih, Mistiklik ve Kimlik Üzerine Bir Ezgi Farya Faraji’nin “The Safavids” adlı şarkısı, sadece bir tarih anlatısı değil—aynı zamanda mistik bir yolculuk, kültürel bir kimlik arayışı ve şiirsel bir özdeşim hikâyesi. Şarkının sözleri, özellikle Şah İsmail Hatayi'nin ruh dünyasını ve Safevîler’in ideolojik temellerini açığa çıkarıyor. İşte parçada iç içe geçen temalar: 🕌 1. Dini ve Ruhani Kimlik - “Pir-i Duvazdeh İmamam” gibi dizeler, On İki İmam Şiiliğini merkeze alıyor. - Sözler, Şah İsmail’in liderliğini sadece politik değil, ilahi bir vekâlet gibi tanımlıyor. - Zikir benzeri tekrarlar, mistik bir trans hali yaratıyor ve dinleyeni bir çeşit sufi semasına davet ediyor. ⚔️ 2. Kutsal Savaşçı Arketipi - “Benim adım Hatayi, al atlıyım” dizesiyle, Şah İsmail kendini hem şair hem savaşçı olarak resmediyor. - At sembolizmi, göçebe ve Alp kültürleriyle bağ kuruyor; aynı zamanda sembolik bir hareketliliği de temsil ediyor. 🦸 3. Mitolojik Özdeşleşme ve Ulusal Anlatı - Şah İsmail’in kendisini Cemşid, Rüstem, Feridun gibi kahramanlarla özdeşleştirmesi, İran coğrafyasında kutsal bir soyun devamı iddiası anlamına geliyor. - Bu yaklaşım, hem halkın hayal gücünü besliyor hem de iktidara mitolojik meşruiyet sağlıyor. 🌿 4. Karma Kültürel Kimlik ve Dilsel Harmoni - Şarkı, Azerice-Türkçe ve Farsça öğelerini bir araya getirerek Safevî döneminin çokdilli ve çokkatmanlı kültürel yapısını yansıtıyor. - Bu dilsel geçişkenlik, tıpkı Karadeniz’in Romeika akorları gibi, hem geçmişin sesi hem geleceğin yankısı gibi duyuluyor. 🌌 5. Estetik ve Müzikal Derinlik - Şarkının altyapısı, İsfahan makamı gibi geleneksel modlar kullanarak Orta Doğu müziğine bir saygı duruşunda
1000Kitap
benim gibi kitap kampanyaları ve ekitap uygulamaları özelinde kör, sağır olanlara özel ileti.. lol. dini, kültürel, politik, askeri.. tarih kitapları okumaya, pdf/epub kitap okumaya bir süre ara verip bu ara verdiğim sürede edebiyat, felsefe, psikoloji.. içerikli basılı kitaplar okumayı düşünüyordum.. bir hafta önce gece saat 03.30 gibi sıcaktan uyuyamadığım sıralarda aklıma yine bu düşüncem geldi ve devamında uzun süredir girip alışveriş yapmadığım, kampanyalarına bakmadığım kitapyurdu sitesine girdim, sitede kampanyalara bakarken pegasus, dedalus, can, çıra, indie yayınlarına ait sitenin seçtiği kitapların 5 tanesinin 75 liraya satıldığını gördüm.. kitapyurdu.com/index.php?route... bunun üzerine Juliette Cemiyeti , Sabahın İlk Işıkları , Yeniden Büyük Amerika , Sonsuzluğa Uzanan Nefes , Hepinizden Tiksiniyorum adlı kitapları aldım sonra 5 tane daha alayım deyip devamında şu kitapları aldım; Kayıp Miras - İkinci İşgal , Orhan Gencebay Filmlerini Anlatıyor , Mükemmel Kadın Sürtüğün Tekidir! , Asiye Kabahat'ten Şarkılar Dinlediniz , Umudun Cesareti .. sonra uyuyakalmışım.. kitapyurdu sitesine bakarken uyuyakaldığım gecenin sabahında da siteye, kampanyalara bakmaya devam ettim.. yine kitapyurdunun yaptığı kampanyalar arasında karbon yayınevine ait cep boy kitaplardan 50 adet alan kişiye cep boy kitaplar için üretilmiş mini kitaplığın 600 tl yerine 300 tl'ye verildiğini gördüm ve karbon yayınlarından mini kitaplığı indirimli fiyatından almak adına şu cep boy kitapları aldım; Aşkın Yasası - Şiddetin Yasası , Bırak Seni Seveyim - Mektuplar , Ciddi Olmanın Önemi , Vera veya Nihilistler , Benito Cereno ,
Reklam
Gılgamış'ın Enkidu için tuttuğu yas
Sözler, müzik orijinal tabletlerden edinilen bilgiyle oluşturulmuş Gılgamış Destanı youtu.be/kd7qeP3R5vw?si=... Videonun açıklamasından çevirim: Gılgamış, yaklaşık 5000 yıl önce Güney Mezopotamya'daki Sümer şehri Uruk'un kralıydı. Efsaneye göre, o acımasız bir despottu, bu yüzden tanrılar onun için bir arkadaş yarattı; Enkidu adında, ona savaşta başarıyla meydan okuyabilecek bir tür vahşi adam. Bu, Gılgamış'ın halkına zulmetmeyi aklından çıkardı ve o ve Enkidu ayrılmaz arkadaş oldular. İkisi birlikte pek çok dikkate değer macerayı paylaştılar ama ölümcül bir hata yaptılar. Büyük sedir ormanına gittiler ve burada "Cennetin Boğası" olarak bilinen kutsal bir canavarı öldürdüler. Bu durum tanrıları kızdırdı ve Enkidu'yu ölüme mahkum ettiler. Babil Gılgamış Destanı TABLET VIII, bu ağıtta söylenen metni içeriyor. Metnin çevirisi bu videonun alt başlıklarında görünen Gılgamış tercümanı Andrew R. George Eski Babil dilinin telaffuzu konusunda yardım etmiş. Daha fazlasını öğrenmek isteyenlere, Andrew George'un Mezopotamya mitolojisi hakkındaki YouTube videoları ve kitapları öneriliyor. Gılgamış'ın ağıtının bu yorumunda iki müzik aleti vardır. Lavta, günümüzde varlığını sürdüren antik üç telli lavtalara en yakın çalgılardan biri olan Farsça "setar"dır. Setar çok çeşitli çeyrek tonları çalabiliyor ancak arkeomüzikologlara göre Babilliler bunları kullanmıyordu. Diğer müzik aleti ise birlikte çalınan bir çift kamış. Videonun başındaki, arkeolog Sir Leonard Woolley'in 1920'li yıllarda Sümer kenti Ur'da yaptığı kazılarda bulduğu gümüş boru çiftinin kopyalarıdır. Modern "duduk"a benzer bir sese sahiptirler ve duduk, shehnai ve Avustralya didgeridoo gibi kesintisiz bir ton üretmek için "dairesel nefes alma" olarak bilinen teknik kullanılarak çalınır. Eski Babil
Müzik
youtu.be/IioUXf6QZ80?fea... İranlı kardeşlerin setar ve ud armonisi..
Müzik
Reklam