Sehl "rahmetullahi aleyh" şöyle buyurdu:
‎"Kul için yalnız Mevlası vardır. Kulun en güzel hâli, günah işlediğinde O'na dönmesidir. Günah işlediğinde; "Ya Rabbî! Günahımı setreyle, ört." der. Setr edince; "Ya Rabbî! Tövbemi kabul eyle!" der. Tövbesini kabul edince; "Ya Rabbî! Beni iyi amel yapmaya muvaffak kıl." der. İyi amel yapınca; "Ya Rabbî! Amelimi ihlâsla yapmam için beni muvaffak eyle." der. Amelini ihlâsla yapınca; "Ya Rabbî! Amellerimi kabul eyle." diye dua eder." O hâlde akıllı kimsenin, bu sağlam ipe yapışması lazımdır. ~Gönül Sultanları 4. Cilt
Kitap Alıntısı
Uykulu halli İçten gelen çığlık Çığlık atmak yasak İnsanlar uykuda Bizler gözleri açık uyur Uykusu serin fakat düşleri derin Acılarımızı anlatsak deli sussak dilsiz Önceliklerin terkî sebebi irade-î ben Farz olmuş tiryakisi yağmur altı sen ve kan Zenginlik dediğin görünmez tin Kisvesi parlak gören der çulsuz Mihneti içerde deşilmiş yara Zahmeti büyük üstesinden gelinmesi yük Sahrada bulunmaz vaha Kör ve topal ağa Cahil kalmış dertleri saçma Açmış kapamış gözlerini oluvermiş zahit Sahibi bilir kendisine öğretir Sevgililer ayrılır hak teâlâ yol verir Gün gelir sel gider yol gelir Dert biter setr biter can gelir Gel olan salih bilir Ten rastlaşır galip gelir Kalp bilir us getirir Derim ki o bilir hak getirir Biz bilmeyiz yok getirir ✒️Meliha Karaçalı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gün gelir sel gider yol gelir Dert biter setr biter can gelir Gel olan salih bilir Ten rastlaşır galip gelir Kalp bilir us getirir Derim ki o bilir hak getirir Biz bilmeyiz yok getirir ✒️Meliha
🌹 *Namazın dışındaki farzlar nelerdir?* *Hadesten taharet:* Abdestsiz olanın abdest alması, cünüp veya hayızlı ve nifaslı olanın gusletmesidir. *Necasetten taharet:* Namaz kılanın, vücudunu, elbisesini ve namaz kılacağı yeri, necasetten yani dinimizde pis sayılan şeylerden temizlemesidir. *Setr-i avret:* Avret yerini örtmek demektir. *İstikbal-i kıble:* Namaz kılarken kıbleye dönmektir. *Vakit:* Namazı, vaktinde kılmaktır. *Niyet:* Namaza dururken kalb ile niyet etmektir. 🌐 *Dinimiz İslam* dinimizislam.com 📖 *Hakikat Kitabevi* hakikatkitabevi.com 🎥 *Dinimiz İslam YouTube Kanalı* youtube.com/@dinimizislamtv 💙 *Osman Ünlü ile Huzura Doğru YouTube Kanalı* youtube.com/@osmanunluhuzur... ❤️ Beğen 👉 Paylaş 📣 Tavsiye Et
Alıntı
ZULÜM DEVİRLERİ ve SAİD-İ KÜRDÎ'NÜN KÜRTLÜĞÜ...
Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri diyor ki: "Kelâmın tabakaları, ulvîyet ve kuvvet ve hüsn-ü cemâl cihetinden dört menbaı var: Biri mütekellim, biri muhatap, biri maksat, biri makamdır. Ediplerin yanlış olarak yalnız makam gösterdikleri gibi değildir. Öyle ise, sözde kim söylemiş, kime söylemiş, niçin söylemiş, ne makamda söylemiş ise bak. Yalnız söze bakıp durma..." Şimdilerde buna "bağlam" diyorlar. Yani "sözün bağlamı." Ve hakikaten bir sözün "bağlamı" değiştiğinde "anlamı" da değişebiliyor. Sözgelimi: "Son çarem aşağı atlamak!" diyen birisi, bunu, sağlam bir binanın 10. katının pervazında diyorsa, atlamak için hiçbir zaruret de yoksa, kastettiği "Son çarem ölmek!" gibi bir şeydir. İntihar temayülünün hazin ifadesidir. Fakat, yangındaki bir binanın 3. katından, hem de itfaiyenin tertip ettiği yumuşak bir zemine atlayacak kişi söylüyorsa, o zaman aynı cümle, "hayatta kalmak arzusuna" işaret eder. Yâni, birincisi aynı kelâmla "ölmek arzusu" vurgular, ikincisi aynı cümleyle "yaşamak isteğini" belirtir. Bununla ilgili, mihmandarımız Ebu Eyyüb el-Ensarî radyallahu anha atfedilen, şöyle bir hâdise de var: **Hz. Ebu Eyyüb İstanbul'un Emevîler zamanındaki kuşatmasına katılır. Vuruşmalar esnasında genç bir mücahidin cesareti dikkatleri çeker. Öyle yiğittir ki, ölüm-kalım düşünmeden, düşmanın en kalabalık olduğu yerlere gözü kapalı saldırmaktadır. Bunun üzerine diğer bazıları derler: "Âyete uygun hareket etmiyor. Yaptığı doğru değildir..." Hz. Ebu Eyyüb şaşırır ve sorar: "Hangi âyete uygun hareket etmiyor?" Bakara sûresinin 195. âyetindeki o ifadeyle cevap verirler: "Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın!" Hz. Ebu Eyyüb o âyetin mânâsının "Allah yolunda malını infâk etmekten kaçınmakla" ilgili olduğunu belirtir. Yâni mülkünü-parasını hayırdan saklayan insanlardır "kendi
Bediüzzaman Said Nursi
Sahibi bilir kendisine öğretir Sevgililer ayrılır hak teâlâ yol verir Gün gelir sel gider yol gelir Dert biter setr biter can gelir Gel olan salih bilir Ten rastlaşır galip gelir Kalp bilir us getirir Derim ki o bilir hak getirir Biz bilmeyiz yok getirir ✒️Meliha