Sena

Sena
"lakin tek korkum, yarın ölebilirim kendimi tanıyamadan"
İstanbul
25 Mart
12 okur puanı
Ocak 2016 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
...gülüyor insan komiklik olunca, yani gülmek istemesen bile, komik sana rağmen oluyor ortada, aslında hoş değil, ama ben gülmeyi severim, gülünce iyi oluyor, yani ferahlık gibi, iyilik, iyimserlik gibi. ancak savunmasız da kalabiliyorsun, gülmek bir tarafını çekip aslında olmayan bir yere doğru sürüklüyor, gülüp gülmemek üzerine de düşünmeli, birinin hayatı mevzubahis olabilir, beni ikna edemezsiniz, edersiniz,ancak akan kanın karşısında gülünebilirse, kim gülebilir, öyle bir zaman, dönem, vakit, olmaz. yok canım, olmaz.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
her yaşın kendine göre bir güzelliği yoktu. emin olduğun, farkında olduğun hiçbir yaşın güzelliği yoktu. yaş öyle bir şey olacaktı ki sen bilmeyecektin. sana yaşını sorduklarında şaşıracaktın, şöyle bir durup hesaplamak zorunda kalacaktın. yaş günü hediyesi verenlere provokatör gözüyle bakacaktın. benim yıllarımı paketlemeyin ulaan, bırakın dağınık kalsın! diye bağıracaktın.
nesnelerin başlangıç noktasında ne suçsuzluk yer alır ne saflık, görünürde en ilkeli de olsa tüm yaratıklar daha yaratıldığı anda suçludur. kendi içinde çelişkilidir. pek çok parçaya bölünmüş durumdadır. oluşum sürecinin kirli ırmağına kaldırılıp atılmıştır. bundan böyle asla ama asla suyun akışına ters yönde yüzemez.
asla kendini gözden çıkarmaz, ne çilekeşliğe ne de zevkperestliğe adar kendini, asla canını vermeye kalkmaz, asla yok olmayı istemez. tersine, onun ideali nefsinden el çekmek değil, ben'ini ayakta tutmaktır, ne ermişlik ne de onun karşıtı uğruna çaba harcar.
yazıklanacak bir şey yoktu, geçip gitmiş hiçbir şeye yazıklanmamak gerekiyordu. yazıklanılacak tek şey şimdi'ydi, bugün'dü, yitirdiğim, sadece edilgen bir tutumla katlandığım, bana ne armağanlar sunmuş, ne beni fazla sarsmış bu sayısız saatler ve günlerdi.