"Konuşurken sana dikkat ettim. Hepinize ediyorum. Yüzünüzdeki ifadeye. Mimiklerinize."
"Fark ettim," dedi Livvy. Alayla parlayan gözlerini yüzünde dolaştırdı. "Her hareketimizi aklınım bir köşesine yazıyorsun."
"Tamamen alışkanlıktan. Babam dünyada iki çeşit insan olduğunu söylerdi. Aldatabileceklerin ve aldatamayacakların. 'Insanları dikkatli gözle,' derdi. 'Kafalarının nasıl çalıştığını anla.' Bilirsin, işte. Tik-tak meselesi."
"Tik-tak mı?"
"Evet. Insan saat gibi, karmaşık bir makina. Aslında hepimiz birbirimize bağlıyız. Birimizin yaptığı bir şey ötekini de etkiliyor."
"Günün her saati, birileri bir yerde bir şeyler diliyor. Ama olur da bir gün, bir an için kimse bir şey dilemezse, ben o bir "ânın", kendini üzgün ve dışlanmış hissetmemesini diliyorum."