Sevâl Topçu

Sevâl Topçu
@sevaltpc
Durdukça düşünüyorum, düşündükçe duruyorum.
Çocuk Gelişimi Uzmanı
Lisans
Istanbul
12 Ocak
23 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2020 23. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2020 15:28
Bazı kitaplar, bazı filmler, bazı hikayeler, bazı insanlar, kısaca bazı şeyler hiç ama hiç eskimez. Siddharta ilk okuduğum zamandan bu yana asla eskimeyen ve oldukça öğreticiliği olan son derece muazzam bir kitap oldu benim için. DEVAMI İNSTAGRAM POSTUNDA! :)
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
Reklam
10/10
·735 syf.··
Beğendi
·
2018 11. kitabı
Cassandra Clare yarattığı aynı dünyadan yazmaya devam etmesine ve bu kadar çok kitap yazmasına rağmen nasıl oluyorda her kitapta coşkusundan bir gram bir şey kaybetmiyor anlayamıyorum. Şöyle bir tahmin yürütebilirim ama; iyi bir yazar olmak bunu gerektiriyor! Ölümcül Oyuncaklar'ı okuyanlar bilir ki, serinin ilk kitabında olaylara direkt giriş yaptığınız için mi bilinmez, anlamakta zorluk çekebiliyordunuz. Bu yüzden de sıkılıyor ve okumakta zorlanıyordunuz. Sonra özellikle ikinci kitabın ortasından sonra olaylar öyle bir gelişiyor ve okuyucu kendini öyle bir kaptırıyordu ki, seri su gibi akıp gidiyor, siz bitince olağanüstü bir şok ve aşk ile kaldığınızla kalıyordunuz. Aynı tutku, aynı güzellik yan serisi diyebileceğimiz Cehennem Makineleri'yle devam ediyordu. Şimdilerde de, devam etmekte olan Karanlık Sanatlar'la da kaldığı yerden sürüyor. Karanlık Sanatlar'ın ikinci kitabının da birinci kitabından hiçbir farkı olmadığını belirteyim. Hikâye tüm mükemmelliği ile devam ediyor! Emma ve Julian -siz ne düşünürsünüz bilemem ama- benim gözümde yeni Clary ve Jace'ler. Kendileri için verdikleri savaş, sevdiklerini, ailelerini korumanın gerisinde ilerlese de, onlar ne olursa olsun savaşmaktan hiç vazgeçmiyorlar. Umulmadık zamanda umulmadık olaylarla karşılaşmaları bir yana bir de istemedikleri misafirler tarafından başları amma ağrıyor. Bu zorunlu misafirler yüzünden de Arthur, artık basit(?) bir sorundan daha fazlası oluveriyor. Bir de konseyden gizli yaptıkları şeyler ve anlaşma var tabii. Üstelik hiç olmaması gereken biriyle... Julian ve Emma'nın yanı sıra yeni hayatına adapte olmaya çalışan Kit'i tanımaya çalışmak da ayrı bir keyifliydi. Christopher, sen tam bir Herondale'sin bebeğim! Mark'ı da unutmamak lazım. Vahşi Av'da yaşadığı onca şeyden sonra, ailesinin yanında da
Gölgelerin LorduCassandra Clare · Artemis Yayınları · 2021368 okunma
9/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
Ne kadar farkındayız bilmiyorum ama Sağlık Bakanlığı kanser istatistiklerine göre, Türkiye'de 103 bini erkek ve 71 bini kadın olmak üzere yılda yaklaşık 174 bin kişi kansere yakalanıyor. 174 bin kişi... Rakamların bu kadar yüksek olduğunu hiç düşünmüş müydünüz? Ben kendi adıma içten içe hiç düşünmek dâhi istemediğimi belirtmek isterim. Kanser hastası gencecik bir hanımefendiyle tanışıyoruz bu kitapta. Bize hastalığını anlatıyor, başlangıcından itibaren verdiği savaşları sunuyor. Okuduğum birkaç yorumda özellikle hastalığının en yoğunlaştığı dönemde çizdiklerinin çok etkileyici olduğunu söylemişlerdi. Haklılar. Çizdiği o insan figürlerinin -yani kendisinin- her bir çizgisi ayrı bir yardım çığlığını yansıtıyor resmen. Içinizi sızlatıyor bazı çizimler. Gerçekten tüm kalbinizle üzülüyorsunuz. Bir yerde kendimi kaptırıp, "Lütfen iyileşsin. Lütfen iyileşmiş olsun," diye dua etmeye başlamıştım. Gerçekten çok zor bir şey olduğunu bir kez daha anladım. Sağlıklı olduğumuz, yaşadığımız, nefes alabildiğimiz her ânın kıymetini bilmemiz gerektiğini bir kez daha anladım. Bir kez daha...
ParantezElodie Durand · Desen Yayınları · 2016148 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
Günlerden bir gün bir çocuk sahilde bir demlik bulur. Onunla en sevdiği arkadaşıymış gibi vakit geçirir. Saatler sonra eve gitmek için demliği yerine götürdürür. Ne yapsın, annesi eve tuhaf şeyler götürmesinden hoşlanmıyordur. Ama bu bir sihirli lamba ise?.. O zaman başlasın dilek dilemeler! Ne söyleyebilirim ki? Kitap harika ötesi! Gerçekten hikâyesi ile çizimleri ile o kadar, o kadar, o kadar güzel ki! Başından sonuna kadar yüzümden eksik olmayan bir gülümsemem vardı. Zaten bu kitap gülümsemeden okunamazdı ya, neyse. Yaşsız kitapları gerçekten çok seviyorum. Her yaştan insanların okuyabileceği kitaplar bize hayatın, yaşamanın ne kadar güzel olduğunu bir kez daha hatırlatıyorlar bence. Hani büyüklerimiz derler ya genel de, "ah ah o eski günler" diye, işte o eski günlerdeki o çokta eskimeyen duyguları hissettiriyorlar. "Biz hâlâ buradayız," diyor o güzel, temiz, saf, çocuksu duygularımız. Bir Dileğim Var, bize artık sadece doğum günlerimizde, yılbaşında dilediğimiz dileklerimizin kıymetlerini gözler önüne seriyor. Minik kahramanımız bize şu sözleri ile "Dilek dileyin, ne olursa!" diyor; "Günün her saati, birileri bir yerde bir şeyler diliyor. Ama olur da bir gün, bir an için kimse bir şey dilemezse, ben o bir "ânın", kendini üzgün ve dışlanmış hissetmemesini diliyorum." Kendim gibi sizleri de anlıyorum. Hayaller kurma gücümüzü, yaratıcılığımızı çivili sıralarda mecburen kaybetmek zorunda kaldık. En azından büyük bir kısmını... Ama ne var biliyor musunuz, bence içinizdeki o çocuk/çocuklar siz onu görmek istediğiniz her an, siz onu duymak istediğiniz her an oradalar, hazırlar. Onu duyun, görün. Zihninizi beraklaştırın ve bir dilek dileğin! Ve sonra söyleyin; "Bir dileğim var!"
Bir Dileğim VarJimmy Liao · Desen Yayınları · 201769 okunma
7/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
Doğar doğmaz aldığımız isim ve soyisimlerimiz, uyruklarımız, bir başka değişle kimliklerimiz bizlere hayatta neler yüklerler? Amin Maalouf söyle soruyor; "Hayattaki her adımda bir hayal kırıklığı, umutsuzluk, aşağılanma yaşıyoruz. Insanın kişiliği bütün bunlardan nasıl olurda örselenmeden çıkar?" Hiç düşündünüz mü Türk soyundan olmasına rağmen Almanya'da doğup büyümüş, oranın kültürü ile yetişmiş ve belki de oranın dilini Türkçeden kat kat daha iyi konuşan birinin kendini tanıtırken hangi millete daha çok kabul gördüğünü? A. Maalouf, insanların dinine, diline, ırkına, vatanına göre yargılanmasına çok güzel ve hoş bir dille karşılık veriyor. Bunu yaparken sözlerini örneklerle desteklemeyi ihmal etmiyor. Dible arası olmayan biri olup bunu özellikle belirtirken sözlerine Müslümanların dünyada nasıl yanliş anlaşıldığını anlatarak devam ediyor kimi zaman. Yurtlarından ayrılmak zorunda kalan insanları da olması gerektiği gibi objektif bir bakış açısıyla ele alan Maalouf, kimlikler üzerine harika bir deneme kaleme almış. Özellikle dünyada bir Suriye gerçeği varken okumak çok güzel denk geldi diyebiliriz. Keyifli okumalar...
Din
Ölümcül KimliklerAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20199,8bin okunma
Reklam