Kitap hakkındaki düşüncelerimi yazmadan önce yazarı hakkında birkaç şey söylemek yerinde olacaktır.Vedat Türkali bir devrimci. Seversin ya da sevmezsin, fikirlerine katılırsın ya da katılmazsın ama Vedat Türkali düşündüklerini ifade etmekten korkmayan, düşüncelerini sonuna kadar savunan düşündükleri uğruna zindana atılmışbedel ödemiş ve ödeyeceği bedeli de göze almış olan bir düşünür , bir yazardır ki toplumları ileri taşıyan geliştiren de böyle yazarlardır.Hangi düşünceyi savunursa savunsun düşüncelerini dile getirmekten korkmayan eğrilmeden bükülmeden savunan insanlara çok saygı duyduğum ve saygı duyulması gerektiğini düşündüğüm insanlardır.
Bir Gün Tek Başına#Kitap öyle hemen okuyup bitirilecek bir kitap değil biraz ağır dikkat gerektiren bilinçaltı tekniğiyle yazılmış Türk edebiyatı açısından çok önemli bir eser.Kenan karakteri devrimci olmakla bireysel hayatın zevkleri arasında sıkışıp kalmış bir karakter.Kitap aslında kenan karakteriyle devrimci dünyanın iç yapısı anlamak için yazılmış bir eser.Kenan, ne tam devrimci olabilmiş ne de tam devrimciliği kafasından atıp hayata karışmış biri kendi iç dünyasında sürekli bunalım geçiren huzursuz olan bir kimliğe sahip olmayıp ama bir kimlik arayışında da olmayan duygularını bastıran biri bunu iç konuşmalarından anlıyoruz ki çok başarılı bir şekilde kullanılmış kitapta. Kenan Nerminle evlidir bir kız çocuğuna sahiptir.Nermin öğretmendir kenan için işini bırakmış ailesi için her türlü fedakarlığı yapmış saçını süpürge etmiş ailesi için demek yerinde olacaktır. Ama buna rağmen Kenan'a yaranamamış burda suçlu Nermin değil Kenan kendiyle barışık mutlu değil ki Nermini mutlu etsin Kenan'ın sürekli mutsuz halinden memnun olmayışı içinde bastırdığı duyguları gizleme çabası Nermin ile aralarında uyumu yakalayamazlar.
Bitmesin diye ağırdan aldım, sindire sindire okudum
Her ne kadar bir aşk hikayesi anlatılsa da hikâye üzerinden günümüz toplumunda kanayan bir çok yaraya da değindiği bir gerçek. Her ne kadar acı şeyler yaşanmış olursa olsun sonun mutlu bitmesi acıları gölgede bıraktı ve kitapta geçen yerler hakkında bilgi verilmesi, görselleri okuyucunun görmesini sağlamak, okuyucuyu düşünmek de ayrıca bir başarıdır.
Kitapta; ermiş olan bir kişinin uzun süre yaşadığı yerden ayrılırken yöre halkının kendisine bazı soruları yöneltmesi üzerine geçer.Ermiş olan kişi El Mustafa bana Hz. Muhammed olduğunu düşündürttü. Yazarın "göğsümün bir yanında Muhammed bir yanında İsa yer alır" sözünden dolayı ama yazarın katolik olmasından dolayı Hz. İsa olabileceğini düşündüm. Kitapta özellikle çoçuklar için söylenenleri çok beğendim ve ikili ilişkilerde aslında konu sınıflandırması yapmak o kadar zor ki bu kitap için hepsi birbirinden değerli. Yazarın sevgi için dediği 'bu hep böyledir. Sevgi kendi derinliğini bilmez ayrılık vakti gelip çatana kadar' çok beğendim... herkesin mutlaka okuması gerek diye düşünüyorum.
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,2bin okunma
Santiago Nasar;
Ölümünü bilip buna seyirci olan ne çok insan varmış ama senin bir kalbin olduğunu bilmediler kendi önyargıları ve vicdanlarıyla onları başbaşa bıraktın.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Veronika;
Yaşamın sıradanlığı günlük hayatın karmaşası tekdüzeliği seni intihara sürükler ve hayat sana bir şans daha tanır böylece hayatta kalırsın ama bu şansın farkında olmadan sen öleceğini sanıp günlerini sayarsın...Oysaki bi yaşam hakkı daha verilirse sana bu kez doya doya yaşayacaklarını planlar geçmişte bunları neden yapmadıklarına hayıflanırsın bilmezsin ki sevgisizlikten. Çünkü sevgi akıldan üstündür .
Veronika; herkesin okuması gerek çünkü Veronika'dan herkesin öğreneceği şeyler vardır.
Hayattaki her dakikanın insan için ne kadar değerli olduğunu hissettirir insana.
Bana hissettirdin Veronika.
Teşekkür ederim.