📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İşten ayrıldığımı söylediğimde arkadaşlarım tatile falan çık dedi ama ben onu bile istemedim. Birkaç gün etrafı dolaştım diye yatışabilecek bir öfke olsaydı zaten başından ortaya çıkmazdı. Nasıl olsa gün gelip yeniden çalışmaya başlamayacak mıyım? Eh, yine öfkeleneceğim. Her defasında yaz tatilini, kış tatilini bekleyemem sonuçta. Benim istediğim şey günlük yaşamda huzurlu olabilmekti.
Minjun çelişki içinde ve sarsılmış olsa da şu anda aklından ne geçtiğini biliyordu. Nasıl yaşaması gerektiğini düşünüyordu. Şimdiye dek hiçbir zaman buna ciddi anlamda kafa yormamıştı.
Zamanımızın oldukça önemli bir bölümünü çalışarak, çalışarak tükettiğimiz gücü geri toplayarak veya iş bulmak, işe hazırlanmak ve tutunmak adına gerekli olan binlerce mecburi görevle meşgul olarak harcadığımızı göz önünde bulundurunca, vaktimizin ne kadarının gerçekten bize ait olduğunu söylemek giderek zorlaşıyor.
Başka bir deyişle işçiler 'şirket insanlarına' dönüştürülmüştür. Hephatios, işçilere bağlılık hissi ve bireysel ahlak kurallarını aşılamak için tasarlanmış 'takım' ve 'aile' gibi kurum içi terimler aracılığıyla, çalışanların kendilerini işleriyle özdeşleştirmelerini teşvik etmiştir. 'Takım' ve 'aile' gibi idealler, işyerini ekonomik bir zorunluluktan ziyade ahlaki zorunluluğa sahip bir alan olarak yeniden tanımlayarak işçileri kurumun hedeflerine daha sıkı bağlamaktadır.
Sayfa 136 - David Frayne, Çalışmanın Reddi kitabından·Kitabı okudu