sevde

sevde
@sevdenuravci
“Elbisem çok eski olsun. Fakat bahçemde en iyi güller yetişsin.”

sevde

, bir kitap okudu
8/10
·240 syf.·
Beğendi
·
20 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 23:02
·
2026 4. kitabı
Cal Newport
8.5/10 · 1.647 okunma
Semanur Demir isimli okura yanıt verildi
sevde
Hem de en bi sevdiğim kitap dostumla🤍
Reklam
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2025 39. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 11:30
Stoacı filozof aynı zamanda eski Roma imparatoru Marcus Aurelius’un evreni, insanı, sistemi kendine notlar yazarak yorumladığı, öğütler verdiği, ara ara açıp okuyacağımız türde bir kitap. Bir hükümdar için fazlaca mütevazi olan Aurelius, tahtların gelip geçiciliğini, iyiliğin gaye haline getirilmesi gerektiğini, doğanın farkındalığına varmayı, bir gün öleceğimizi defaatle anlatmış. Bunları bir hükümdar olarak kendine hatırlatmış ve bizlere de örnek olmuş. Kitabı okurken aklıma sürekli gelen düşünce ise Aurelius’un İslam sonrası dönemde yaşasaydı İslam üzere ölebileceği gerçeği.
1K
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Can Yayınları · 202327,9bin okunma
Semanur Demir isimli okura yanıt verildi
sevde
şimdiden iyi okumalar canım kitap dostum🤍
Puan vermedi·464 syf.··
2025 29. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2025 16:24
“Hayat, insanın yaşadığı değil, anımsadığı ve anlatmak için yeniden biçimlendirdiğidir.” Gabriel García Márquez’in Yüzyıllık Yalnızlık romanı, Buendía ailesinin yedi kuşak boyunca yaşadığı Macondo kasabasının hikâyesi üzerinden kader, yalnızlık ve tarihin döngüselliğini anlatıyor. Büyülü gerçekçilik akımının başyapıtı sayılan eserde olağanüstü olaylar sıradan bir gerçeklik gibi sunularak; uykusuzluk salgınından göğe yükselen Remedios’a kadar birçok fantastik unsur romanın doğal akışına dâhil edilmiş. Romanın en belirgin teması yalnızlık. Karakterlerin aşkta, siyasette ve kendi iç dünyalarında yalnız kalışlarını okurken tekrar eden isimler ve benzer kaderler kullanılarak tarihin kaçınılmaz bir şekilde tekerrür ettiğini görüyoruz. Macondo kasabası, Latin Amerika’nın hem masalsı hem trajik tarihine bir alegori olup; sömürgecilik, iç savaşlar ve toplumsal hafıza kaybı bu sembolik dünyada çok başarılı bir şekilde işlenmiş. Kitabın 6 Aralık 1928'de Kolombiya'da gerçekleşen Muz İşçileri Katliamını oldukça başarılı bir şekilde bu sembolik evrene dahil ederek toplumsal hafızanın dönüşümü üzerine ciddi bir eleştiri sunduğunu ve bu vesileyle de Nobel aldığını da yazmadan geçemeyeceğim. Yoğun anlatımı, çok sayıda karakteri ve karmaşık zaman örgüsü nedeniyle yorucu olsa da, roman derin bir edebi deneyim sunuyor. Hem bireysel hem toplumsal düzeyde insanın yalnızlığını, unutuluşunu ve kaderle mücadelesini evrensel bir dille anlatıyor. Bitirdiğinizde masalsı bir büyünün içinden çıkmış gibi hissediyorsunuz. Kitapta yer alan birkaç karakter üzerinden anlatılan yalnızlık temasına bakacak olursak; 1. José Arcadio Buendía – Bilginin ve hayallerin yalnızlığı Macondo’nun kurucusu José Arcadio, bilim ve keşif tutkusuyla kendi dünyasına çekilir. Hayali icatlar ve bilinmez diyarlara
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
sevde
Harika bir inceleme! Marquez okumayalı çok oldu bu inceleme bende inanılmaz bir merak uyandırdı, en kısa zamanda başlayacağım :)
Kitapları yarım bırakamama haline son
Kitapları yarım bırakamama huyum okuma motivasyonumu da düşürüyordu ve son zamanlarda yoğun geçen günlerimde seçtiğim yanlış kitaplardan dolayı kitap okuma sürem de düşmüştü. O yüzden zihnime yük olan kitapları uğurladım. Bundan sonra 30-40 syf okuyup gerçekten sarmayan kitapları yarım bırakma kararı aldım. Bu şekilde okuma motivasyonumun artıp, odak süremin de artacağını düşünüyorum.
1K
Nisa ن isimli okura yanıt verildi
sevde
kesinlikle. o yüzden artık bazı kitapların zamanı olmadığını kabullenip yarım bırakmak, yenisine başlayabilmek lazım☺️