Kitabı hiç sevemedim. Yarım bırakmak istemedim bitsin diye gözüm baktı.
Ikigai hakkında daha iyi kitaplar okunabilir. Umarım yazarın ikigaisi kitap yazmak değildir.
Romanı çok kötü bulmadım ama daha iyi bekliyordum açıkçası. Ahmet Celâl karakterini severim gibi gelmişti ilk sayfalarda ama çok da sevdiğim bir karakter olmadı. Başkasının sözlüsüne bakmasını hoş bulmadım en başta.
Köydekilere acıyordu ama onların yanına sığınmıştı Ahmet Celâl. Sağ kolunu savaşta kaybetmesi çok üzücü ancak Ahmet Celâl'e göre cahillik bir uzvunu kaybetmekten daha acınası bir durumdu. Belki de haklıydı ama köylüler de öyle yetişmiş, suçları yok ki... Fırsat verildi de onlar mı değerlendirmedi sanki.
Kitabın finalini de pek sevemedim. Hikaye pat diye bitmiş gibi geldi bana.
Kitabımızın konusu anlaşmalı evlilikten çok zorunlu evlilik gibi. Yani bu m@fyaların arasında ittifak bağlamak için yapılan geleneksel düğünlerden biri. Bu tarz kitapları okumağı seviyorum o yüzden bu kitabı da okumağa hemen başladım. Fakat beni o kadar da tatmin etmedi bu kitap. Erkek ana karakterin yani Matteo'nun davranışları öncesinde umursamaz, ne istediğini bilmeyen, aralarındakı yaş farkından( 17 yaş) dolayı kadın karakteri küçümseyen, kötü hissetdiren biri gibi anlatıldığı için çok sevemedim. Ama kadın karakteri yani Sofiya'nı çok beğendim, engelli olmasına rağmen bir çok işte başarılı, öğrenmeye açık biri olduğunu okuyoruz kitapta. Birde ben yaş farkı çok olan bu tarz kitapları okumuşum tabii ki, ama yaş farkı çok olmasına rağmen bu okura çok hissetdirilmemeli bence, yani aralarındakı aşkı okurken biz yaş farkını tamamen unutmalıyız, fakat bu kitapta ben çok arada kalıyordum, onların aşkı tam bana geçmiyordu.
Serinin ikinci kitabı Matteo'nun koruması ve en yakın arkadaşı olan Romeo'nun aşkını anlatıyor, türkce çevrildiği an okuyacaklarım listesinde yerini alıcak. Çünkü çok merak ediyorum, Romeo biraz rahat, umursamaz, komik, neşeli,arkadaşcanlısı, Matteo'nu çıldırtmağı seven bir karakter olduğu için onun hikayesi daha ilgi çekici benim için.
İncelemem bu kadar. Hoşçakalın.
Yazardan okuduğum üçüncü kitaptı. Bir kitabını çok sevip diğerini hiç sevemediğim için üçüncü kez şans vermek istedim ama maalesef bu kitapla da çok anlaşamadık. Bana göre dili fazlasıyla ağdalıydı. En ufak detayların bile uzun uzun, çok edebi bir şekilde betimlenmesi bir süre sonra beni yordu. Aslında konu güzel, hatta potansiyeli yüksek bir hikâye ama işlenişinde bir şeyler eksik kalmış gibiydi. Kitaba bir türlü tam olarak giremedim. Sayfalar akıp gitti ama ben hikâyeyle bir bağ kuramadım. Akıcıydı, evet, ama ben sevemedim ya.
Çok sevemedim ya kısa kısa olınca ve bazıları yarim gibi yada çocuk kitabımsı gibi ama değil gibi de. Öyle bir şeydi. Şehrin yaşar pek okumam ama başka kitaplarına da şans vereceğim.
Kalk Yerine YatŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20257,9bin okunma
7/10
Başlarda çok fazla sevemedim ama yazın tamda böyle kitaplar okunmalı bence…
Ben romantik kitaplarda karakterlerin başlarda başka kişilerle ilişkisi olmasını çok sevmiyorum sanırım, bu birçok romantik kitapta var ve rahatsız olmadan okuyabiliyorum ama bu kitapta dozu biraz fazla olduğu için kitabın başlarını çok sevemedim…
Ama ilk yüz sayfadan sonra öyle bir akmaya başladı ki her gün yüz sayfa okudum ve beş günde bitirdim.
Kitabın geliştiği ve sonuçlandığı kısımlardan aşırı memnunum çok güzeldi gerçekten dediğim gibi başlarına dayanabilirseniz hikaye çok güzel akıyor…