Lennie saf saf sordu :
"Zenci ne demek?"
Lennie'nin bu kadar saf oluşu Crooks'u güldürdü
"Beyazlara benzemeyen adam demek."
"Neden benzemiyor muşsun? Sen de herkes gibi bir adam değil misin?"
"Beni yanlış anladin. Diyelim ki yaralandı veya öldü. Ölü adam nasıl gelir?"
...
"Kes sesini ! Sen George'u tanımıyorsun . George akıllı adamdır, öyle kolay kolay yaralanmaz.Yaralanmayinca da ölmez ."diye bağırdı
...
"Kızma canım. Hani farzet ki dedim . Yoksa ortada bir şey yok. George'a kimse bir sey yapmadı. O sapasağlam . Ve birazdan da dönecek. "
"Öyleyse ikide bir 'farzet ki' deme ! Ben kimsenin George'a bir şey olduğunu farzetmesini istemiyorum. "
"Ama sen yine unutursun. O da tekrar anlatır."
"Evet,kızar ama yine de anlatır. Tavşanları ne kadar sevdiğimi bilir.Onun için istediğim zaman , çiftliğimizi anlatır, tavşanları anlatır."
Lennie'nin bu heyecanlı anlatışı karşısında zenci seyis de heyecanlanmıştı:
"Neden anlatır,bilir misin? Çünkü her insanın bir arkadaşa ihtiyacı vardır. Ama esas mesele ,konuşacak birini bulmaktır. Anlamışsın anlamamışsın önemli değil. Onlar akşam olunca masanın etrafına toplanır, kağıt oynarlar.Bense tek başıma şu kulübeciğime çekilmek zorunda kalırım. Zenci olduğum için beni aralarına almazlar... Neden? Çünkü derimin rengi onlara benzemiyor . Onların kahkahalarını, bağrışmalarını duyarım, irkilirim. Bir yalnızlık bürür beni. Gariplik çöker üstüme. Içki de içmem. Onun için düşlerimde bile yalnızım. Her neyse boş ver "