Yüzde doksan iki oy verdiniz be, neyi konuşuyorsunuz? Bugün 12 Eylül'ü eleştiren gazetecilerin o günlerde yazdıklarına bakın. Nasıl övmüşlerdi Kenan Evren'i... Kasetleri yüz binler satan bazı sanatçılar, Evren Paşamız diye yağ çekme kuyruğuna girerlerdi. Onlar için fark etmez, kim güçlü ise ondan yana olurlar zaten.
Kadın sevebileceği zaman sevmiyor, ancak tatmin edilmeyen arzulara üzülüyor, kırılan benliğini tamir etmek istiyor, kaybedilen fırsatlara yanıyor ve bunlar ona aşk yüzü altında görünüyordu.
Yüksek duvarların ardında insana bir hiç gibi davranırlar. Okumuş, üniversiteli, umurlarında değildir. Hatta bazılarının işkencesi, cehaletin aydınlıktan intikam alması gibidir. Sürekli okumuşluğuyla gittiği okullarla dalga geçerek böcek gibi nasıl ezdiklerini haykırırlar.
"Bizim aklımız senin kadar ermez Kazım Ağabey" dedi bakkal Faik.
İşte, onların da istediği bu zaten, aklınızın ermemesi. O yüzden halkı cehalete mahkûm ettiler. Herkes sorgulasaydı bu kadar kolay mı olurdu bu ülkeye kıymak?
Sizle alakası olmayan bir şey, hiç beklemediğiniz bir anda gelir ve hayatınızı tam orta yerinden vurur. İşte o zaman hayatınız tamamen değişiverir. O mutlu olduğunuz günleri düşünerek keşke şunu da yapsaydım dediğiniz noktaya geliverirsiniz.