Puan vermedi·96 syf.··
2026 1. kitabı
Acılarım iyice bol gelir sana Sevincim bir türlü tutmaz sevincini Aysel git başımdan ben sana göre değilim Ümitsizliğimi olsun anlasana Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
Belâ ÇiçeğiAttila İlhan · Ataç Kitabevi Yayınları · 19622,358 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 32. kitabı
#Moliere #Cimri #İşBankasıYayınları "Ah, zavallı paracıklarım, zavallı paracıklarım! Canım dostlarım benim! Sizi benden aldılar. Siz gidince desteğim, avuntum, sevincim de bitti; her şeyim bitti benim. Artık dünyada yapacak işim kalmadı. Sizsiz nasıl yaşarım ben?" "Kendi gölgemden bile şüpheleniyorum artık! Acaba o mu çaldı paramı?" "Para her kapıyı açar ama bir babanın kalbini evlatlarına karşı sımsıkı kapatabilir." _____________________________ Merhaba sevgili dostlar 🪽 Bugün raflardan öyle bir adamı çekip çıkardım ki, yanına yaklaşırken bile insanın cüzdanını kontrol edesi geliyor O ; aynı zamanda hepimizin içindeki "küçük hesapçıyla" yüzleşmemizi de sağlayan biri.. O; Moliere'nin meşhur Harpagon'u namı değer CİMRİ'si.. Bu kitabı elime aldığımda zihnimde canlanan sahneler o kadar net ve berrak ki... 🪎Loş, rutubetli bir odada, masanın üzerinde paslı kilitlerle sımsıkı kapatılmış ağır bir sandık düşünün. 🪎İşte o sandık sadece altınların değil, bir adamın ruhunun da hapishanesi. Harpagon için dünya; sevilecek insanlardan değil, saklanacak akçelerden ibaret çünkü !! Harpagon’un elinde tuttuğu o ağır anahtar destesi, aslında onun esaretinin ete kemiğe bürünmüş halinin ta kendisi.. Harpagon altınlarını kimseyle paylaşmazken, evin her köşesinde bir hırsız, her fısıltıda parasını çalmaya çalışan bir düşman görür , kendinden geçercesine 🪎 Biz kitap kurtları kitapların peşinden koşarken ne kadar heyecanlıysak, o da bir kuruşunu kaybetmemek için bir o kadar uykusuz, o kadar huysuz.. 🪎 Misal biz; kitaplarımızı ödünç verirken geri gelirmi ,gelmez mi veyahut nasıl geri gelir endişesi yaşıyor isek ,o ; paralarını bahçeye gömüyor, biz de kitapları raflara sığdıramayıp bazen yatağın altına istifliyoruz. Tek fark; onun derdi "kaybetmek", bizimki ise okumaya
1000Kitap
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202228bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 122. kitabı
𝙸̇𝙽𝙵𝙴𝚁𝙽𝙾 ~𝙺𝙰𝙽𝚃𝙾 𝙸𝙸𝙸 ~ CEHENNEMİM DİBİNDEN ARAFIN BOŞLUĞUNA ULAŞAN DEMİR KARADAĞ VE HELEN SARAL İÇİN ARTIK CENNETTE KAVUŞMA VAKTİ GELMİŞTİR. Herkese Merhabalar... Sizlere bayıla bayıla okuduğum serinin son kitabı ile geldim. Aslında okuyanlar bilir ki şeker mi şeker tatlı mi tatlı yazarımız bizi bu evrenden koparmıyor nasıl mı? Helen ve Demir'in hikayesi kendi içinde bitmiş olabilir ama okuyacağımız ve kıyısında köşesinde onları da bulacağımız güzel hikayeler geliyor. Tabi ki biz buna kalbimizi bıraktık. Bitti diye üzülürken keyfimiz de adeta yerine geldi. Kitaplığımda özel yere sahip olacak bir güzel seri benim için ve öylede kalacak. Helen ve Demir Ahh onların aralarında olan bağ bambaşka. Neler okuduk neler tabi onlar için evli-mutlu-çocuklu hikayesi olmalıydı. Evet belki spoiler olabilir ama olsun bu benim yorumum sevincim içimde mi kalsın Aralarında olan bağın var olduğunu biliyor ama nasıl neden diyorduk işte bu kitapta daha eskilere dayandığını da görmüş olduk. Öyle ki Demir sadece ona köle, sadece onunla bütün. Helen onsuz nefes alamıyor. Geçmiş açılınca tabi ki o dede ahh o Helen'in dedesi neler yapmış öyle ki şimdi de o kahrolası bencilliği yüzünden kendi öz evladı ve de torununa acı çektiriyor. Ama Demir bırakır mı? İnferno'yu bile ateşe verecek cehennemini sevdiği için cennete dönüştürecek bir adam o! Adam gibi adam Demir Karadağ! Ve artık Helen de bir Karadağ Zorluklar ile dolu uzun soluklu bir yol ile mutlu sona adım adım okumaya hazır olun derim. Soluksuz gizem, aksiyon ve heyacan sizi bekliyor. #inferno3 #seldacacomments
İnferno: Kanto IIIAsena Nişikli · Pukka Yayınları · 2025168 okunma
9/10
·448 syf.··
2026 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 23:53
Kitabın konusu: Citra'nın tırpan olmasının üzerinden 10 ay geçmiş ve artık Tırpan Anastasiya kendi yöntemleriyle insanları devşirmektedir. Bunun yanı sıra Tırpan Cemiyetinin gazabından kaçabilen Rowan, Tırpan Lucifer olarak kötü tırpanları devşirmektedir. Tamamen ölmeleri için ise yakmaktadır. Bu ikilinin hikayesine başkaları da dahil olmaktadır. Yoruma nasıl başlasam bilemiyorum ama sonu benim için kesinlikle imdat çığlıklarıydı diyebilirim. İlk kitaba kıyasla bu kitabın daha yavaş ilerlediğini düşünüyorum ama yine de bu durumdan puan kırasım gelmedi. Bunun dışında şaşırdığım, üzüldüğüm ve sevindiğim bir sürü şey oldu ama sonu öyle bi bitti ki sadece en kısa sürede seriyi bitirmem gerektiğine karar verdiğimi söyleyebilirim. Bunların dışında kitap yine akıcıydı ancak şu karakterler artık birlikte hareket etsin istiyorum ya ama olmuyor, lanet olsun olmuyor... Puan kırmamın tek sebebi Tırpan kadar iyi olmaması oldu. Kitabı +14 olarak okuyabilirsiniz. Spoi olabilecek yorumuma gelirsek şerrrrefsiz Goddard demek istiyorum, başka da bir şey demek istemiyorum. O konseyden o karar çıkınca ne kadar sevinmiştim var ya. Sevincim kursağımda kaldı resmen. Greyson karakterini sevdim. Faraday ve Munira da yapmaya çalıştığı şeyleri biraz daha hızlı yapsalar her şey ne kadar güzel olur. Marie'ye üzüldüm. Neden onlarla birlikte mahzene girmedi anlayamadım. İki kişilik bir yer mi vardı yoksa ordaki tırpanlara liderlik mi yapmak istedi??? Brahmstan da nefret ettim, layığını buldu. Ve bu hikayede asıl yanan Tyger Salazar olmuştur. Yazık oldu cidden. Rowan için umutlarım bitmişti ama Rand'ın yardımına da şaşırdım açıkçası. Son olarak Goddard şerrrrefsizdir, aksini iddia eden yeni nesil tırpancıdır. Kısacası kitabı da seriyi de kesinlikle tavsiye ederim, bugünlük yorumum bu kadar.
Fırtına BulutuNeal Shusterman · Juno Kitap · 2024491 okunma
Gözleri en güzel yeri
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 18:59
Gözleri En Güzel Yeri Merhaba, hissedenler! Aslında bu kitabı ilk gördüğümde, tahmin ettiğim bir şeyler vardı, o yüzden bu kitabı okumak istememiştim. Biraz da korkmuştum, haliyle tahminimden ötürü. Ve kitabı okumaya başladığımda yanıldığımı fark ettim ve buna sevindim, ama bu sevincim uzun sürmedi, çünkü tahminlerimde yanılmamıştım. Biraz korkutucu, tamam, kabul, biraz fazla da olabilir; aynı zamanda da mide bulandırıcı şeyler de var, o yüzden ben biraz zorlandım. O yüzden akşam okumaya özen gösterdim, gerçi böylelikle benim midem daha çok bulandı, ya neyse. Ben devamının gelmesini istiyorum, bence gelmeli. Yarım kalmış, yazar devam eder mi, edecek mi? Kitabın devamı var mı, yok mu? Yani, kısacası, maalesef bir bilgim yok. Kitabımıza gelecek olursak, bu arada, balıktan nefret edebilirsiniz, maviden de, belki. Bir de gözden, balıktan birazcık soğumuş, nefret etmiş ve bir daha yemek istememiştim, belki uzun bir zaman sonra yerim ya da yemem . Yazarımız ikinci nesil Kore asıllı Amerikalı, yazarımız annesinden balık gözü yemenin batıl bir inanç olduğunu öğrenmiş, sanırım ondan ilham geldi ve kitap bu şekilde gelişti. Bir intikam var, ailesi için bir veya birden fazla intikam alınacak, ama bu nasıl bir intikam? İnanamayacaksınız, bildiğiniz tüm kitapları unutun, o kadar değişik ki, iyi mi kötü mü bilmem, ama bence devamı gelmeli, değişik bir his, ne iyi ne kötü. Devamı gelse okur muyum? Sanırım okurum, merak ediyorum, çünkü hayal gücümü kullanmak istemiyorum, devamı gelmeli. Her yemekte balık olur mu? Balık gözü yenir mi? Büyüyünce yenirmiş, kızların annesi öyle söyledi, kızlar kesinlikle yemek istemiyor, ama bir gün birisi dayanamayıp yiyor ve her şey değişiyor, nasıl mı? Rüyalar gerçeklerle karışıyor, o kadar dehşet verici ki, gerçekle rüyayı ayırt etmek zorlaşıyor, balık gözü
Gözleri En Güzel YeriMonika Kim · The Kitap · 2026143 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2025 86. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 07:16
Çetin Çetintaş – Duyguların Efendisi Zaten yoga derslerini bir süredir takip ettiğim Çetin Çetintaş’ın bir kitap yazdığını duyduğumda çok sevinmiştim; kitabı okuduktan sonra ise bu sevincim ikiye katlandı. Duyguların Efendisi, yazarın yogayı yalnızca fiziksel bir pratik değil, bir yaşam biçimi hâline getirdiğini açıkça gösteriyor. Çetintaş’ın dili oldukça samimi ve akıcı. Okurken kendinizi zorlamadan, sanki bir dost sohbeti dinliyormuş gibi hissediyorsunuz. Yazar, yoga hareketleriyle duyguların yönetimi arasındaki bağı çok güzel bir şekilde kurmuş; nefesin, bedenin ve farkındalığın duygular üzerindeki etkisini sade ama etkileyici biçimde anlatıyor. Benim için en dikkat çekici kısım, duyguları elementlere göre açıklamasıydı. Bu bakış açısı, duygulara dair düşünme biçimimi tamamen değiştirdi. Kitap, sadece egzersiz değil; farkındalık, içsel denge ve yaşamla uyum üzerine de derin bir rehber sunuyor. Yoga yapanlar için bir üst boyut, yogaya yeni başlayanlar için sağlam bir temel. Ama bence yoga yapmayanlar da bu kitaptan çok şey öğrenebilir; çünkü duyguların efendisi olmak aslında herkesin ihtiyacı.
1000Kitap
Duyguların Efendisi - Elementlerin Büyülü DünyasıÇetin Çetintaş · Destek Yayınları · 2023425 okunma