Sevinç

Sevinç
Dönüşüm incelemesi: #101191145 İki şehrin hikayesi incelemesi: #101189876 Veronika Ölmek İstiyor incelemesi #99665587
@raf.dergi'de editör
270 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Gurur Ve Önyargı
Puan vermedi·412 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2021 19:22
(İlk kimin aklına " hadi kitabın adını AŞK VE GURUR yapalım" fikri geldi? neden?) Şunu belirtmeliyim ki, kitapta bol miktarda "kibar ve samimi, saygı ve yergi dolu hakaret cümleleri" var, o kadar içtenlikle ve safça hakaret ediyor ki insanlar karşı tarafa, doğallıklarına epey güldüm. Geçmiş zaman, abartılı tavırlar, günümüz dünyasının pek de değişmeyen insani eksikliklerini barındıran karakterler... Elizabeth, kendinin ve etrafının farkında oluş yolculuğunun diğer insanlara da ışık tutmasını dilerim. Jane Austen'in bu karakterleri, bu dünyayı, bu olayları nereden beslenerek yazdığını oturup benimle paylaşmasını isterdim. Kitabı yazdığı sırada bana şöyle diyebilirdi (düşümde); Şu Jane varya, komşumuzun kızı gibiydi aynı. Peki Sir William'a ne dersin? Kasabamızın sütçüsünün tıpkısının aynısıdır kendileri..." Gözlemler, fark edişler, iç hesaplaşmalar, düşünmeyi öğrenme durumu... İyiydi.
1000Kitap
Aşk ve GururJane Austen · Venedik Yayınları · 201898bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
insanı delirten bir tarafı var
Puan vermedi·290 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2019 15:25
kafayı yemek isteyenlere (veya çoktan yemiş olanlara)... Son derece sıkıcı bir yerde sıra beklerken, canım sıkılmasın diye okumaya başladığım, ve fakat mekandan bağımsız başlı başına bile insanı sıkmaya yeten, dev kurgulu bir kitap, hem de epey sakince. Canınızı sıkmıyor, içinizi sıkıyor; defalarca, neredeyse her sayfasında, kitabın içine girip insanlara haykırmak istedim. Her bir karakter, aman Allah ım sevgili Dostoyevski, nasıl yazabildin bu kadar derin ve bu kadar gerçek ve bir o kadar da gerçek üstü insanları? Yazarken düş dünyanızdaki curcunayı görmek isterdim. Saygıylar o anlarınıza... Kitabı okuyalı bir yıldan fazla zaman oldu, şuan okusam belki farklı şeyler hissederim, fakat fark ettim ki, bu kadar zaman geçmesine rağmen, aynı hisleri tekrar yaşıyorum, aynı sinirleniş aynı şaşkınlıklar... O kadar derinlere çekiyor ki kitap, hem denizin karanlığında boğuluyorsunuz hem de hala yüzeyin ışıkları size nefes oluyor. Böyle mayhoş bir havası da var, ekşi bir şey yemek gibi, veya acı yemek gibi, yerken sıkıntı, ama sonra o deneyimi hatırlayınca iştahı kabarıyor insanın. Değişik. Güzeldi ve sinirlere dans ettiriyordu, ahenkle değil, tepinir gibi...
1000Kitap
Stepançikovo Köyü ve SakinleriFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20204,917 okunma
Sıradışı
Puan vermedi·315 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2021 08:25
Farklı olmanın ağırlığı... Belki de bundan çekindiğimiz için, hayallerimizden ödün verip, kendimizi kısıtlıyoruz. Ayrım, aşmak için çaba sarf edilmeyen engeller, ruhlara örülmüş duvarlar, utanç, acı, olağanın dışı ve olağan dışıya yaklaşan ruhlar... Farklı bir pencere açılıyor, oradan dünyanın nasıl göründüğününe bakıyorsunuz. Bu pencereden bazen, kendinizi de görüyorsunuz. Farklılığın ağırlığı sırtınıza yükleniyor. Bir çok farklı karakterin bakış açısına birden yer veriliyor kitapta. Farklılığa olan tepkiler, farklı olana yakın olanın uğradığı muamele, küçük bir toplum örneği olan okul koridorlarında anlatılıyor. Naif ve kucaklayıcı bir kitap. İyi ki okumuşum, ruhuma dokundu.
1000Kitap
WonderR. J. Palacio · Corgi Childrens · 201415,6bin okunma
Dönüşüm
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2020 21:12
İnsan, her devirde aynı maya ile yoğrulmuş bir şekilde doğuyor. Kendi hayatımda çok defa Gregor Samsa oldum. Komşum, öğretmenim, arkadaşım, yoldan geçen biri... Her biri bana baktığında, farklı rollerimdeki beni, Gregor Samsa olarak gördü. Bazen bir davranışım, bazen bir sözüm, bazen giydiklerim, sevdiklerim sevmediklerim, yaptıklarım yapmadıklarım, istediklerim istemediklerim... Ben ona atılan o elmayı, ruhumda çok defa hissettim. Acıttı, içime yerleşti, çürüdü, kanattı, bir kara deliğe dönüştü. İçindeki bu kara deliğin varlığını kolayca fark edemiyor insan. Fark ettiğinde ise ruhunu, kişiliğini, benliğini, hayallerini, mutluluğunu çoktan içine çekmiş oluyor bu kara delik. Hepsi ne yüzünden? Bir elma... Çoğu zaman sadece bir söz, hatta sadece ufak bir bakış kılığında ruhlarımıza atılan bu elma, aklımızda, fikrimizde, beynimizin içinde bizimle beraber yaşıyor. Bir yandan da, gram gram öldürüyor içimizi. Toplum, genel değerler, ahlaki yargılar, çoğunluk dedi diye doğru kabul edilen alışkanlıklar... Neyi neden yapıyoruz? Neden yapmak zorundayız?" gibi sorulmamış bir ton soru... Sadece yaşamak. "O öyle daha iyidir, sen de herkes gibi şunu yapsana, sen de herkes gibi şöyle yaparsan daha mutlu olursun ben senin iyiliğin için söylüyorum temalı binlerce cümle. Bu, iyiliği düşünmek, herkesin mutlu olduğu şeyle sen de mutlu ol demek anlamına geliyor çoğu zaman. 'Kuşlar gökyüzünde mutlu, sen de uçmaya çalış' demek. 'Denizde balıklar rahat yaşıyor, sen de denizde yaşa' demek." Kimseyi kendi haline, kendi habitatına bırakmaya yanaşmıyor bu toplum. Kendi yolundan gitmeye çalışanları da Gregor Samsa'laştırıyor. Ben de yapıyorumdur bunu, harlıyorumdur o toplumun ateşini. Ve bana da yapıyorlar bunu, yakıyorlar o ateşle ruhumu. Gregor Samsa, sana ve bana atılan bu elmayı,
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Vaveyla Yayıncılık · 2019268,1bin okunma
İki Şehrin Hikayesi
Puan vermedi·464 syf.··
2021 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2021 14:02
Paris ve vahşet... Adalet, eşitlik arayışı, bu arayış uğrunda yine adalet arayanların adaletsizliğine kurban giden hayatlar, ruhlar... Anlatımı hem yalın, hem derin. Ensenizde hissediyorsunuz ölümün sıcak nefesini. Kitabın insanları, toplumun bir çok farklı katmanına dokunan kalabalık bir hayatın figurleri. Denizdeki bir dalganın içimizden geçişi gibi, veya bizim onun yolculuğuna şahit olduğumuz o kısacık andaki gibi, bir o yana bir bu yana, bir yükselerek bir alçarak, bir sonraki dalganın heyecanıyla sağa sola bakınıyormuşuzcasına okunuyor kitap. Taş sokaklar, soğuk, fakirlik, hayal kurmaya ve insanca yaşamaya izin vermeyen açlık, açlık, açlık... Karnı tok olanların çoğunluğunun da, insaniyet açlığı... Selam olsun yaşayan, yaşamayan, yaşayamayan adalet arayışçılarına. Ders olsun yaşayan ve yaşayacak olan adalet arayışçılarına.
1000Kitap
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,6bin okunma