Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bazen seni seviyorum diyemez insan.
Onun yerine;
Dikkat et kendine der,
Kendini fazla yorma der,
Hava soğuk sıkı giyin der,
Dikkatli git hız yapma der,
Gidince beni ara der,
Geç yatma erken kalkacaksın der,
Der, der durur…”
Can Yücel
Ben de kelimelere anlamlar yüklemeyi seviyorum.
Ama bazen düşünüyorum da; belki hayat, sandığımız kadar karmaşık değil, yalnızca sıradan bir cümleden ibaret.
Asıl mesele, sıradan düşünmeden sıradan bir hayatın içinde yaşayabilmek.
İnsan bazen sözcüklerini doğrudan söylemek yerine, onları katmanların arasına yerleştiriyor.
Bu bir gizleme değil; anlatılmak isteneni daha görünür kılma çabası belki de.
Ne kadar çetrefilli göründüğünü biliyorum.
Fakat bilinç dediğimiz şey de biraz böyle çalışıyor.
Bir kez farklı görmeye başladığında, eskisi gibi bakamıyorsun. (A.ka)
— Beni neden seviyorsun?
Bu sorunun kısa bir cevabı yok.
Çünkü seni bir sebepten dolayı sevseydim,
o sebep değişince sevgim de değişebilirdi.
Ben seni gözlerinin renginden dolayı sevmedim.
Gülüşünden dolayı da değil.
Bunlar sadece ilk dikkatimi çeken şeylerdi.
Ben seni…
kalbimin sana alışmasından dolayı sevdim.
— Kalp bir insana alışır mı?
Hem de nasıl.
Mesela herkesin sesi aynı değildir.
Ama bazı sesler vardır,
duyduğun an içindeki gürültü azalır.
Bazı insanlar vardır,
yanındayken hiçbir sorun çözülmez aslında.
Ama yükün hafifler.
İşte kalp böyle alışır.