"Issız bir adaya düşsen yanında götüreceğin üç şey sorusuna bıçak, çakmak ve Osman diye cevap veriyorum. Bıçak seni kesip doğramak, çakmak da ateş yakmak için. İnsan etini pişirmeden yiyebileceğimi düşünmüyorum... Seni, olmadığın adaları yakmayı düşünecek kadar çok seviyorum. Rica ederim beni ateşli suçlara teşvik etme Osman, ben barışmak istiyorum."
Sinemde, kalbimin tâ derininde olduğunuzu lütfen biliniz. Sizi dâimâ görüyor, sizi yaşıyor ve sizi seviyorum. Kalbimi aşkınız çarptırıyor, nabzım sizin isminizi durmadan ve durmadan heceleyerek atıyor. Heyhat ki uzaklardasınız!
.
Yaşım ilerledikçe, ancak sizi özgürleştiren, taşıması kolay ama hissedilmesi güçlü bir sevgiyle seven varlıklarla yaşayabileceğinizi daha çok anlıyorum. Günümüz hayatı, sevdiğimiz insanlardan yeni esaretler, yeni bağlar çekmek için çok zor, çok acı, çok yıpratıcı.
İşte bu yüzden ben sizin arkadaşınızım: Mutluluğunuzu, özgürlüğünüzü, maceranızı seviyorum - ve sizin için her zaman güvenebileceğiniz bir yol arkadaşı olmak istiyorum.
...
Olgun olmayan aşk şöyle der:
Seni seviyorum çünkü sana
ihtiyacım var. Olgun aşk ise
şöyle söyler: Sana ihtiyacım var
çünkü seni seviyorum.
– Erich Fromm
“Seni seviyorum” diyen genç erkeklere asla inanmayın. Dikkatli olmalı ve bilinmeyene adım atmamalısınız. Pek çok erkek öyle der ama onlara inanmamalı” dedi.