Onun eşyayı ve dünyayı kavrayışı da esas itibarıyla özneldir ve baskın biçimde içkin kalır. O dünyadaki şeyleri kavrar, fakat dünyayı değil; kendi eylemlerini ve ıstıraplarını kavrar, fakat kendisini değil.
Tikelde tümeli görmek dehanın ayırt edici temel özelliğidir, halbuki sıradan insan tikel olanda sadece tikeli görür; çünkü bu sıfatla gerçekliğe ait olan yalnızca odur, ki onun iradesiyle bağı olan ve onu ilgilendiren tek şey gerçekliktir.
Bir filozofun düşüncelerini incelemek yerine hayat hikâyesini okuyarak onu anlamaya çalışanlar, bir resmin kendisini gözardı edip çerçevesinin biçim ve üslubuna dikkat kesilenlere, ahşabın iyi oyulup oyulmadığını, yaldızının kaça mal olduğunu tartışanlara benzerler.