8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
Her kadının bir gün mutlaka okuması gerektiğini düşündüğüm kitaplardan biri Bu kitap sadece okunup geçilecek bir kişisel gelişim kitabı değil; içinde yer alan uygulamalar, 21 günlük çalışmalar ve farkındalık egzersizleriyle insanı kendine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Bana göre kitabın en güzel yanı, hayatın koşuşturması içinde unuttuğumuz kadın yanımızı, kendimize değer vermeyi ve özümüzü yeniden hatırlatmasıydı. Bir kadının hayatını dengeye alabilmesine, kendini yeniden keşfedebilmesine ve içindeki gücü fark edebilmesine katkı sağlamayı amaçlayan bir kitap. Ben bu tarz kitapları bir kere okuyup rafa kaldırmayı sevmiyorum. Zaman zaman açıp bazı bölümlerini tekrar tekrar okumak, üzerine düşünmek ve uygulamalarını hayatıma dahil etmek bana daha faydalı geliyor. Her sayfasına katılmak zorunda değilsiniz ama kendinizden mutlaka bir parça bulacağınıza inanıyorum. Kendine dönmek ve kendisi için bir adım atmak isteyen tüm kadınlara gönülden tavsiye ederim. Keyifli okumalar...
'Kadın' Olmayı HatırlamakBülent Gardiyanoğlu · Destek Yayınları · 2014923 okunma
5/10
·432 syf.··
2026 12. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 21:57
İlk olarak şunu söylemeliyim ki, rs döneminde okuduğum için inanılmaz sardı, bu yıl için bir ilk bile olabilir bir kitabı bir günde bitirmiş olmak benim icin... Sırf hızlı okunduğu ve dusunmemi gerektirmediği için kitaptan keyif aldım. Fakat bu kitaba yüksek puan vermemi sağlayamıyor maalesef çünkü tamamen vasat, hatta daha eleştirisel bir gözle okumuş olsaydım vasat altı bir kitap olduğunu söylemek zorundayım. Öncelikle karakterlerimiz inanılmaz cringe (şu kelimeyi kullanmayı sevmiyorum ama cidden öylelerdi) lottie özellikle o kadar aptal bir karakter ki, Wattpad klisesinde yazılan o tatlı ve aptal kızlardan birisi. Tek farkı onun 28 yaşında yetişkin ve "olgun" bir kadın olması. Aynı şekilde erkek karakterimiz de inanılmaz kasıntı ve zorlama bir karakterdi bence. Aralarındaki diyaloglar çok saçmaydı, tanışma sahneleri ve sahte bir ilişkiye başlama sebepleri inanılmaz boştu. Hani hiç normal ve yaşanılabilir bir yanı yoktu. Kitap olduğunun farkındayım ama sonuçta bu bir romantizm kitabı, distopya ya da fantazi okumuyoruz. Bu kadar olağandışı şeyler absürt duruyor maalesef. Erkeğin iç sesi... Hatta ikisinin de iç sesleri... Smut sahneler.... DİGER CİFTLERLE VE İNSANLARLA KONUSMA TARZLARİ offf felaketti gaoendn şuan fark ettim ki tek iyi yanı hızlı okunmasiymis... 5 puan bile çok bu kitaba da işte rs den cikartti gibi o yüzden degistirmicem puanimi
Sevimsiz Bir TanışmaMeghan Quinn · Ren Kitap · 20221,242 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·152 syf.··
2026 35. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 09:09
Soğuk, huysuz, tuhaf birine rastlarsam “Norveç edebiyatı gibisin” diyeceğim. “Değişiksin işte, tarif bile edemiyorum.” Yok, bu Norveç Edebiyatı bana göre değil. Dönüp eski incelemelerime bakmadım ama bu cümleyi ilk kez kurmadığıma eminim. Ama niyeyse dönüp dolaşıp kendimi Norveç fiyortlarında buluyorum her seferinde. Nils Vik’in öldüğü gündeyiz. Norveç fiyortlarında sabah akşam sefer yapan bir tekne kaptanının, teknesine bütün bir geçmişi bindirdiği, yaşamının son gününü okuyoruz. Nils Vik bir süre önce eşini kaybetmiştir ve kızlarından uzakta yaşamaktadır. Ölmeye karar verdiği son gün her gün sefere çıktığı teknesinde bütün bir geçmişini didik didik edip, hatıralarına bir yolculuğa çıkar. Kızlarının uzaklarda hayat kurmaları, teknesine bindirdiği ünlü veya sıradan insanlarla kurduğu bağ, eşinin hastalığı ve ölümü… Anladığımız kadarı ile eşini kaybettikten sonra kahramanımız büyük bir depresyona giriyor ve oradan çıkamıyor. Beni en çok etkileyen kısımlar da buralardı. Norveç Edebiyatını bu yüzden sevmiyorum. Ya da sevmemek değil de çetrefilli bir ilişkisi olmak diyeyim. Yalnızlık, yaşlılık, bireyselleşme, yaşamdan kopukluk… insanın kaçtığı her duyguyu, durumu paketleme gereği bile duymaksızın karman çorman önüne döküyor bu bölgenin edebiyatı, hatta yalnızca Norveç değil bütün bir İskandinav Edebiyatı. Açıkçası Norveç’te insanlar çok mutlu istatistiğini de bir masal kategorisine koyuyorum artık. Standartları yüksek, belki gençken bir parça mutlular ama yaşamlarının bir noktasından sonra onları yakalamak üzere keskin pençeleri ile bir köşede bekleyen bir yalnızlık var. Neyse işte, güzel bir kitap belki ama bende tuhaf, karmakarışık duygular uyandırdı. Rahatsız ediciydi. Diyecek başka bir şeyim yok. Yalnız ve mutsuz yaşlı adamlar diyarı Edebiyatı’ndan bir kitabı daha
Nils Vik’in Öldüğü GünFrode Grytten · Metis Yayınları · 2025149 okunma
Veyl 1 - Ucube erkek karakter ve sorunlu diger kadro
4/10
·480 syf.··
2026 4. kitabı
Merhabalaarr! (Biraz spoiler verecegim, emin degilim ama bilerek okuyun) Veyl 1 romanıyla ilgili birkaç düşüncemi belirtmek istiyorum. Hikayenin ana fikri çok güzel, suçluları suçlularla cezalandırmak falan guzel bir fikir. Ancak karakterlerimiz o kadar kotu ki okumayı iskence haline getiriyor. Zaten erkek karakter wattpad camiasındaki tum karakterlerin ozeti gibi. Hepsi birbirine benzer o ayrı da bu karakterimiz yani Kunter arkadaşımızdan bayagı nefret ediyorum. Kızımızı resmen zorla yancısı yapıyor ve bunu romantize ediyorsunuz PUHAHWBAHWHNSHE bu durumun aynısını Beyaz Leke’de de görmüstük. Bu Kunter adam zaten Beyaz Leke Tugay’ın yan sanayi hali. Bence kardesi de olabilir o ayrı mevzu, burada Kunterin etnik kokenini veya akrabalık bağlarını tartışmıyoruz. Bence cok rahatsız edici bir karakter. Kitabı okuyalı nerdeyse 7-8 ay oldu o yuzden cok detaylı hatırlamıyorum her seyi ama kunter sağ olsun iğrenc insan aklımdan cıkmamıs. Benim hayatımda veya cevremde öyle birisi olsaydı muhtemelen sikayet ederdim bir yerlere. Seni ucube kunter bu haraketlerine hicbir kız ‘dusmez’ kaba tabirle. Bilmiyorum neden bu kadar kin güttügümü sorarsanız en basta ana karakter kızımızı zorla kendi bölgesine alıyor, yine zorbalıkla yonettigi bu kaos ortamında üstüne onu yancısı yapmaya calısıyor, ve sonunda kızımızı cok seviyor herkesi asıp kesiyor ama yoook kıza gelince süt dökmüs kedi gibi onu sahipleniyor. Cok rahatsız edici bilemiyorum artık ama. Kurgu da zaten klasik wattpad plot olarak devam ediyor, güclü kadın diye yine duygusuz, tiksinilen tarzda erkekler gibi herkesi bicen bir savas makinesi iteliyorlar ilerleyen bolumlerde yan karakter olarak. Guclu kadın bu değil yazar arkadaşlar lutfen kliselerden başınızı kaldırıp bi’ sokun şunu kafanıza, anlayın artık. Tek sorun bu değil
Veyl - Kötülerin ŞehriFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025501 okunma
Benim başım eğilmedi benim başım koptu
3/10
·347 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 02:09
Yani ne desem bilemiyorum tek bildiğim ana karaktere olan öfkem. Ana karakterimizin bir arkadaşı var Kitty adında. Arkadaşına da lanet gelsin cidden senin gibi arkadaş olmaz olsun. Tamam kötü bir insansın tamam kanın hızlı kaynıyor ama arkadaşına da bunu yapma be kanka. sana zahmet olacak ama arkadaşına da bunu yapma. Aşırı sinirliyim. Hem Kitty’e hem de baş karakterimiz Anne’ye. Bu kadar iyi olamazsın, bu kadar iyilik işte böyle sonuçlanıyor. Gerçekten Anne’nin yüzüne hakaret etsen, teşekkür ederim diyecek saflıkta. Kızım en yakın arkadaşın senin hayatının akışını değiştirdi hala Kitty’e iyi arkadaş olamadım diye üzülüyorsun bu mallığın kaçıncı leveli Allah aşkına. Her neyse kitaba romantik bir kitap diyorlar ama Kitty’e sinirlenmekten ve Anne’nin bu kadar tepkisi kalıp hala Kitty’nin iyiliğini düşünmesine sinirlenmekten, kitabın duygusal tarafına odaklanamadım. Hatta bir yerden sonra çok sıkılmıştım çünkü aşırı pembe dizi gibi gelmişti. Sanırım pasif karakterleri sevmiyorum hele bir de bu karakterin kitabın başkarakteriyse. Bu kadar da olmaz ki canım. Her neyse aradan geçen uzun zaman sonra ilk defa bir kitabı kendi rızamla okuduğum için mutlu oldum. Onun dışında bir katkısı olmadı kitabın dlaöxkaşsödl. Bu kitabı övüp yaa çok duygusal kitabı okurken ağladım diyenleri de anlayamıyorum. Bana açıkcası her şeyi bir kenara bırakırsam aşırı duygusal ya da romantik de gelmedi. Kitabın dili akıcıydı ama o kadar sanırım Sarah Jio dan okudugum ilk ve son kitap olacak. Kitabı alma sebebim de lisedeyken izlediğim bi youteber bu kitabı önermişti ama sonra da demişti ki bu basımı yok artık başka bir yayında farklı bir adla basılıyor diye söylemişti. sonra bundan birkaç hafta önce sahafta bu kitabı görünce inanamadım. cunku basımı bitmiş ve yıllar önce tavsiye edilen kitabı görmek
Edebiyat
Yağmur SonrasıSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201320,6bin okunma
7/10
·288 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 15:12
Kitabı okumaya başladığımda ilk sayfaları benim için pek ilgi çekici değildi. Ancak ilerledikçe ciddi bir ters köşe oldum. İlk başlarda sonunu tahmin ettiğime inandığımdan kitabın anlaşılır olduğunu sanmıştım ama öyle çıkmadı. Bu da beni şaşırttı. Ancak çoğu gizem yazarları gibi burda da yazar ana karakteri ilk sayfalarda sanki hiçbir şey bilmiyormuş gibi gösterdi. Açıkcası bu durumu sevmiyorum. Öyle olacaksa kahraman bakış açısından değil de tanrısal bakış açısından yazılmasının daha mantıklı olduğu kanaatindeyim. Diğer türlü kandırılmış gibi hissediyorum. Onun dışında kurgu güzeldi. Yazarı ne anlatımını zaten seviyorum. Güzel bir gizem kitabıydı.
Sakın Yalan SöylemeFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,2bin okunma