Ahmet Hamdi Tanpınar Ahmet Hamdi Tanpınar Beş Şehir kitabında, hayatında önemli yer tutan beş şehirden bahseder ve ekler; “Hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyaktır.” Ahmet Hamdi Tanpınar denemelerinde; çocukluk ve gençlik hatıralarından, zevkleri ve hobileri doğrultusunda edindiği bilgilerden, tanımış olduğu ünlü isimlerden bahseder ve millet olarak sahip olduğumuz ortak tarihte dönüm noktaları denebilecek önemli vakaları Ankara’yı, Erzurum’u, Konya’yı, Bursa’yı ve İstanbul’u geçmişten bugüne sokak sokak bizlere dolaştırırken anlatır hatta sanki adeta yaşatır.
Ankara binlerce yıllık Anadolu tarihindeki geçmişi ile birlikte var olmakla birlikte milli mücadelenin önemli noktalarından biri olması bize bu şehri Türk adı ve çelik zırh giymiş bir savaşçı hissiyatı vermektedir. Türk milletinin buradaki varlığından öncesine sahip olduğu hatıralar ile Türk kültür ve medeniyetinin buradaki birliği gözle görülmeye değerdir.
1. Dünya Savaşı’nın acı dolu hezimeti hiçbir memlekette Erzurum’da olduğu kadar elle tutulur somut bir hal almamıştır. Gidenlerin ardında kalanlar ve gidenlerin ardından yakılan ağıtlar bu şehri gezdiğimiz her sokakta bize eşlik eder. Milli mücadeleye ön ayak olmuş ve yeni cumhuriyetin kalkınmasına bereketli toprakları ve tıpkı bu topraklar kadar bereketli insanları ile yadsınamaz bir yarar sağlamıştır.
Konya, sapsarı bozkır ortasında parıltısı hiç sönmeyen bir yıldızdır. Büyülü havası ve barındırdığı önemli simalar ile uzun yıllar ilmin kalbinin attığı yer olmuştur. Selçuklu zamanından başlamak suretiyle her zaman dünyanın en önemli bilim insanlarının, en görkemli mimari eserlerin, gözleri kamaştıran sanat eserlerinin ev sahibidir.
Bursa, Anadolu’da Türk ruhunu en hisli şekilde yansıtan ve yaşatan bir şehirdir. Sahip