Merhabalar! Bu sene okuduğum ikinci kitap buydu ve Tolstoy’dan okuduğum ikinci kitap da bu. Tolstoy’un yazımını sevdim diyebilirim, sıkmıyor, fazla betimlemeye gitmiyor ve karakterlerinin kişiliklerini koruyor. Bu kitap adından dolayı ilgimi çekti, çok da ucuzdu, beş lira. Tolstoy’un ölümünden sonra yayınlanmış son kitabıymış sanırım. Çok da okurlar tarafından ilgi görmemiş. Tarihi kurguyu severim, Hacı Murat karakterimizin hayatını okumuş olduk. Zaten başında öldüğünü biliyorduk ama ben unutkan olduğumdan sonunda ölünce şaşırdım. Kendisi Kafkasya’da, Şeyh Şamil’e karşı çıkan, önemli biri ve bu konuda karaktere karşı bir uzaklık yaşadım. Zira Şeyh Şamil, büyük bir zattır ve onun safındayken birden karşısına geçip hain olması, yeri geliyor düşmanlarla ortak olması gibi. Yine de ailesine sadık, dostlarına sadık biri olması, ayrıca dinini ön planda tutması karakterinin iyi tarafıydı. Dini kısımları okurken Tolstoy’un müslümanlar hakkında bilgili olduğunu da anlamış olduk. Karakteri bu konuda ciddi ve güzel yazmış. Sonlara doğru karakterimize üzülmeden edemedim, keşke yaptıklarından dönseydi. Gerçek bir şahsiyeti okumak etkileyici oluyor.
Merhabalar! Ben bu kitabı yarışma için almıştım ama yarışma bitti çoktan ve ben bu sene bitirmiş bulunmaktayım. Kitabın ciltli hali de cidden küçük ve masal kitabı gibi görünüyor. Neyse, gelelim yoruma! Cumhuriyet dönemi kitaplarını okumak beni bir hayli zorluyor, üslubu, yazımı ve konusu bakımından. Bu kitapta da zorlandım gerçekten. Zaten kitaba başrol karakterimizin ölüm haberiyle başlıyoruz, ardından onu tanımakla devam ediyor. Fahim Bey’i okuyoruz yalnızca bu kitapta, muhteşem bir kişilik değil, zaten kim öyle ki? Açıkçası canınız sıkılabilir okurken, sonlarda yaşlılık ve ölümü anlatması çarpıcıydı. Hayatımızı boşa geçirmemiz, gençliğimizi harcamamız, zevklerle uğraşmamız gibi.
Abdülhak Şinasi’nin ilk kitabı ve yarışmaya katılarak birinci olmuş. Ben çok güzel bulamadım, benlik değildi diyelim.