Yazar Balkanlarda doğmuş ,büyümüş ,o geçiş dönemini yaşamış ,bu yaşananlarn içinde kendine bir ideal, ülkü edinmiş bu amaçla önce hiç aşina olmadığı bir Anadolu gerçekliği yüzüne vurmuş ,sonra savaşın gerçeğiyle tanışmış ,yolda kendiyle birlikte fikirleri de değişmiş dönüşmüş ..Genel anlamda o dönemin kilit olaylarını,diğer ülkelerde değişen dünyayı etkileyen ideolojik dünyayı anlatmış .Belli noktaya kadar çok akıcı ilerledi ,gayet merakla okudum .Ama bir noktadan sonra yazar fikirlerine ve olaylara derinlik katmadan biraz yüzeysel anlattığı için .kendisinin içinde bulunduğu ideolojik sisteme inancı,bağlılığı gibi durumları anlaşılmaz buldum ,kendini orada tutan duygu ,düşünce anlaşılır değildi benim için.
Ama yazarın ışık tuttuğu çok önemli anlar var dı ki o dönem Türkiyesini,insanını ,idealistini ,aydınını tanımak anlamında çok çarpıcıydı:
Örneğin hasta eşeğinin peşinden kilometrelerce gelecek kadar fakir köylü,dinini ,peygamberin yaşıyor mu ölü mü olduğunu ,milliyetini bilmeyecek kadar cahil askerler,dağları titreten,milli mücadelede büyük rol alan okuma yazma bilmeyen efeler,zeybekler, hapishane öğrendiği bilgi karşısında cehaletini idrak edip ağlayan çavuş..Ve en çarpıcı olan ,idealist görünen ,kendini vatana millete feda etmekten çekinmeyeceğeni,nefsi arzulaya yenilmemek gerektiğini söyleyen adanmış aydının,hemen üstüne gösterdiği menfaat zaafiyeti..O dönemi genel olarak okumak için iyi bir kitap ..