Kafesinden kaçmış birer kartal gibi, hiç yorulmamış ve aç kurtlar gibi ve amansız bir Sayan Dağı fırtınası gibi geldiler üzerimize Prens'im. Son askerimiz de orda can verdiğinde ve son bayrak da düştüğünde toprağa, onlar arkalarına bakmadan ve sanki hiç savaşmamış gibi sürdüler atlarını uzaklara. Prens'im soruyordunuz " Nasıl durdurabiliriz? Diye. Efendim, Türkler durdurulamazlar!"
Kuytuda olmak da gerekmiyor, hiç kimsenin ulaşamadığı bir yerde olmak için her yer kuytu zaten. Öylesine, ölüme doğru sürüklenip giderken, kendi boşluğunu, kuytu içindeliğini, işte, kovuğunu da, birlikte götürür, kişi.