... İngiliz'in put gibi hali, İngilizce'nin güm güm ötmeyen yavan, kaypak şivesi daha ilk cümlelerden itibaren köylü kocakarıların sinirlerine dokundu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Türkler nasıl yaylaların çocuklarıysa, Türklerin tarihi nasıl Sarıdeniz'e kadar uzanan yaylalar mihverine bağlı taşma ve durulmaların, iniş çıkışların tarihi ise, Rus milletinin tarihi de, ormanlardan taşmanın ve ormanlara sığmamamanın hikâyesinden ibarettir.
Böylece her duyguda, uçsuz bucaksız sezişinin uyandırdığı ekstremler. Ya kendinden tamamen geçiş, yahut kendine tamamen bağlanış. Din veya mutlak dinsizlik. Mutlak ve şikâyetsiz itaat, yahut vahşî bir isyan.
Bu enginlik, hem çokluk, hem yalnızlık duyguları uyandırır. Hatta ruhumuza melankolik bir hürriyet arzusu da verir. Bu hürriyet arzusunda ancak ekstremlere, ancak sınırsızlıklara yer vardır: Ya toplumdan tamamen çekiliş, bir ormanın sessizliğinde ömür boyunca kayboluş, bir meçhul, hatta bir hiç olma arzusu. Mutlak yalnızlık, mutlak bir başıboşluk hevesi. Yahut da tam tersi: Kendini topluma veriş, cemiyete erk ediş. Milyonların içinde milyonlardan biri olarak fakat o milyonlar için mihnet çeken bir çöl ermişinin mistik duygusu içinde eriyiş...
Hakikî Rusya, asıl Rus ovalarında başlar. Rus ovasının ruhta uyandırdığı ilk etki, bir genişlik duygusudur. Öyle bir genişlik ki, bir ormanın küçük bir boşluğunda kaybolup da birkaç yüz metre, birkaç bin metre ilerinizdeki ağaçlıkların bir adım ötesini görmeseniz bile, kendinizi gene de, içinde milyonlar ve milyonlarca insan kaynaşan uçsuz bucaksız bir enginliği ortasında hissedersiniz.