Ergenliğimin zorlu geçtiği yıllarda babamın iş yerinde hediye edilen TRT radyosunu zaman zaman dinlerdim. Şiire başlamamla paralel olan bir olay oldu . Bir ezgi çalıyordu “ Eşref Ziya Terzi - Hüzün Türküsü” alıp radyoyu yorganın altında bitmemesine dua ederek dinlemiştim. Sonra bir şey oldu. Şiir geldi ve dediki “ Başlıyoruz”
Şimdi yine radyo dinliyorum ve o an gözümün önünden gitmiyor. Gözleri sımsıkı kapalı 16 yaşında çocuğun
“ Güzel anları değil yüz binlerce kahırla
Gökten yıldız kayınca beni hatırla, beni hatırla”
Dediği anda.