Bütün o donanma, şatafat, kadının kan ağlayan içini gizlemek için. Yoksa hakikaten bahtiyar insanın bahtiyar görünmek için o kadar gürültü patırtıya ne ihtiyacı var?
Yine de beni nasıl ansızın hayata döndürdüğünüzü, bir kül yığınını ateşe dönüştürdüğünüzü size anlatmak gibi bir zayıflığı gösterdim, hâlâ da gösteriyorum; bu öyle bir ateş ki, hiçbir şeyi canlandırmasa da, hiçbir şeyi aydınlatmasa da, hiçbir işe yaramasa da, öylece
yanıp dursa da, onu benliğimden ayırmam mümkün değil.
Ölümün korkunçluğunun bir kısmı da bundandır. Öldüğümde çok sevdiğim bu kitabın sayfalarını artık çeviremez olacağım, bu yüzden de ölmeden önce hepsini okumuş olmaya dair nafile bir umut besliyorum.