Öncelikle bu kitaba duygusal yaklaşmak yerine daha çok nasıl dersler çıkarabiliriz diye bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Ortada kızları için her şeyi hatta elinden gelenin fazlasını yapmış bir baba var. normal koşullarda şöyle olmasını isterdik kızlar babalarını hep sevsin. Goriot baba da bunu istemişti ama olmadı. Karşıdakine sürekli ve sınırsız verirsen o senin verdiğin sevginin, paranın, canın kıymetini bilemez çünkü yokluğunun en ufak parçasını bile hissetmemiştir. İşte bu kitap bunu kanıtlar nitelikte. Aynı şekilde bir de kızların babalarına yaptığı muameleye baktığımda kızları, babalarına o sevgiyi, ilgiyi o kadar vermemişler ki goriot baba kızlarıyla ilgili en ufak bir haber alınca muazzam bir sevgiyle dolup taşıyor ve kızlarına sürekli veriyor onlarda sürekli sömürüp karşılığında babalarına yaptıkları hiç hükmünde. Burada iki tarafında uyguladığı muazzam bir aşırılığa şahit oluyoruz. Yani sevgimiz kızımıza da olsa eşimizede olsa her zaman bu sevgi duygumuzu ölçülü kullanmalıyız ama bu ölçüyü bir ticaret aracı gibi değil tamamen karşımızdaki kişinin iyiliğini düşünerek yapmalıyız goriot baba farkında olmadan kızlarını maddeye bağımlı, maddeden ibaret yamyamlara dönüştürmüş bunu babalarının ölüm anında yanlarına gelmemelerini bırak öldükten sonra cenazesiyle bile ilgilenmemelerinden görüyoruz. Ve sevgi içine girdiği vücuda göre şekil alan bir duygu, yüklenen anlamlar verilen tepkiler sadece hisseden kişi ile sınırlı kalıyor, keşke karşındakine bulaşıcı bir şey olsaydı belki kızlarına da bulaşırdı. Bütün bunların sonucunda sevgi israfının da insanı helaka götürdüğünü gördüm. Karşındakine karşı hissettiğin ölçüsüz sevgi seni zelil hale düşürebiliyor. Evet bize sevme kabiliyetii verilmiş ve biz her şeyde ölçülü olmamız gerektiği gibi bunda da elimizden geldiğince