Kitabı beğenmek istemiyorum ya. Kitabı belediyemiz dağıtmıştı iyi ki de dağıtmış. Muntazam bir kitap ya .Bu kitap çocuk kitabı olarak mı geçiyor emin değilim, belki 12+ üzeridir tahminlerim o yönde ama be şu yaşımda bu kadar ağır hissettiren kitap çok az okudum. Yani kitapta o kadar çok sövdüm ki Efe'ye sövdüm, Emine'ye sövdüm, Efe'nin ikinci eşine sövdüm, Emine'nin ikinci eşine sövdüm, Gülsüm ablaya sövdüm, Sarı Süleyman'a sövdüm ama bir Hoca Hafız'a sövmedim, bir de Ömer'e çok üzüldüm.
O kadar içim yana yana okudum ki, belki de en büyük sebebi Ömer'in bir çocuk olarak çocuk gibi yaşayamamasından, hiçbir yere sığamamasından, her şey Ömer için diyen anne babasının Ömer'i unutmasından, yani nerden anlatsam bilemedim. Sonunu tahmin ederek okudum nitekim de benim tahmin ettiğim bir şekilde bitti. Bu çocuk kitabı değil bana göre, bu annelerin babaların okuması gereken gerçekten değerli bir kitap.
Mahmut Yesari bu kitabı yurdumuzun bütün çocuklarına armağan etmiş, bu da ilerideki gelecek neslin Efe ve Emine gibi olmamasını istediği için olabilir ki gayet makul bir sebep. O kadar çok şey yazmak istiyorum ki 150 sayfalık bir kitap size hayata dair ne anlatabilirin örneği bu kitap.
Konuya genel olarak açıklayacak olursam köyde yaşayan Bakır Efe ve Emine adında bir çift evlenir ve Ömer adında bir çocukları olur. Annesi de babası da Ömer'i çok severler ki bu sevgi çok büyük bir sevgidir. Fakat Bakır Efe ile Emine zaman geçtikçe anlaşamaz ve evliliği devam ettiremezler, Bakır Efe Ömer'i alır ve taşınır, bu süreçte de boşanmaya çalışır fakat kadı boşanma işini çok uzun bir sürece yayar. Bu süreçte Ömer hem annesine hem de babasına hasret kalır. Ömer'in en sevdiği insan da Hoca Hafız olur. Hoca Hafız Ömer'in hislerini anlayan tek insandır. Zaman geçer Efe de Emine de kendilerine
Sahtekar Kalpli Avcı kitabı türkçeye çevrilse de 1000kitap da türkçe basım hali görünmediği için ingilizce kitabına yorumlarımı yapıcam. Bu kitap ile serinin sonuna gelmekteyiz. Diğer kitapta olduğu gibi bu kitapta da Çin tarihi çok fazla bulunmaktaydı ve kitabın önüne geçtiğini düşünüyorum. Yani tarihi olaylar arasında karakterlere neler olduğunu anlamaya çalıştığım bir okuma süreci oldu. Yazar bir çok karakterin bakış açısıyla bu kitabı yazmış fakat bölümlere başlar iken kendimiz anlıyoruz şu an hangi karakterde olduğumuzu bunu basit bir şekilde bölümün üstüne kimle ilgiliyse o karakteri ismini yazması bence daha akıcı bir ilerleyiş sağlardı. Yazarın ilk iki kitabı olan Şiddetli Hazlar ve Şiddetli Sonlar kitapları beni daha çok etkilemişti açıkcası. Serinin son kitabındaki olaylara gelicek olursak biraz karakterlerden bahsetmek istiyorum, keza kitabımızda birçok önemli karakter var. Esas kızımız Rosalind’i bu kitapta daha çok beğendim. Hedefleri doğrultusunda ilerledi kitap boyunca ve önceki kitabın aksine ne istediği bu savaşta nerede olduğu netti. Orion ise en sevdiğim karakterdi tüm seride. Kitabın sonundaki ayrılık nasıl düzelecek diye çok merak ediyordum ve beni tatmin etti açıkçası bir tek (spoiler) hafızasının tekrar geri gelmesi kitabın çok sonralarında oldu ve biz oraya gerçek Orion’un çok az okumuş olduk. Küçüklüğünden beri yaşadığı manipülasyonları yaşadığı zorlukları görmedik başka bir Orion okudu bundan hiç hoşlanmadım yani Orion’u çok daha fazla okumak isterdim. Diğer karakterlerden hızlıca bahsetmem gerekirse benim bu seride en sevmediğim karakter kesinlikle Oliver’dı. Celia’yla olan ilişkisini inanılmaz toksik buldum. Tüm ilişkilerin her zaman açık olmasını isteyen birisiyim kitaplarda da keza böyle derdinin ne olduğuna kolayca anlatmak varken bunu
Sahtekar Kalpli Avcı kitabı türkçeye çevrilse de 1000kitap da türkçe basım hali görünmediği için ingilizce kitabına yorumlarımı yapıcam. Bu kitap ile serinin sonuna gelmekteyiz. Diğer kitapta olduğu gibi bu kitapta da Çin tarihi çok fazla bulunmaktaydı ve kitabın önüne geçtiğini düşünüyorum. Yani tarihi olaylar arasında karakterlere neler olduğunu anlamaya çalıştığım bir okuma süreci oldu. Yazar bir çok karakterin bakış açısıyla bu kitabı yazmış fakat bölümlere başlar iken kendimiz anlıyoruz şu an hangi karakterde olduğumuzu bunu basit bir şekilde bölümün üstüne kimle ilgiliyse o karakteri ismini yazması bence daha akıcı bir ilerleyiş sağlardı. Yazarın ilk iki kitabı olan Şiddetli Hazlar ve Şiddetli Sonlar kitapları beni daha çok etkilemişti açıkcası. Serinin son kitabındaki olaylara gelicek olursak biraz karakterlerden bahsetmek istiyorum, keza kitabımızda birçok önemli karakter var. Esas kızımız Rosalind’i bu kitapta daha çok beğendim. Hedefleri doğrultusunda ilerledi kitap boyunca ve önceki kitabın aksine ne istediği bu savaşta nerede olduğu netti. Orion ise en sevdiğim karakterdi tüm seride. Kitabın sonundaki ayrılık nasıl düzelecek diye çok merak ediyordum ve beni tatmin etti açıkçası bir tek (spoiler) hafızasının tekrar geri gelmesi kitabın çok sonralarında oldu ve biz oraya gerçek Orion’un çok az okumuş olduk. Küçüklüğünden beri yaşadığı manipülasyonları yaşadığı zorlukları görmedik başka bir Orion okudu bundan hiç hoşlanmadım yani Orion’u çok daha fazla okumak isterdim. Diğer karakterlerden hızlıca bahsetmem gerekirse benim bu seride en sevmediğim karakter kesinlikle Oliver’dı. Celia’yla olan ilişkisini inanılmaz toksik buldum. Tüm ilişkilerin her zaman açık olmasını isteyen birisiyim kitaplarda da keza böyle derdinin ne olduğuna kolayca anlatmak varken bunu