“Sevişin. Yorum yapmadan. Kayıt kuyut koymadan. O ‘an’ın huzuruna kabul edilmeyi beklemeden öpüşün. Yürüyün, yürüyün, yürüyün. ‘An’ı beklemek için durmayın. ‘An’lar, zaman içinde geri götürür sizi. İçinde bulunduğumuz ’an’ı dondurarak geçmişe kaçarız. O ‘an’ı, şimdiyi dondurarak, geçmişin bir parçası haline geliriz. Zamanla birlikte akın, durmadan yürüyün.”
“İnsanın sevdiğine sahip olma tutkusu aşkın kendisinden ağır basmaya başladığı an, bu aşk değildir artık. Aşk yaşamdan güçlü olamaz, özgürlükten yoksun olarak da varlığını sürdüremez.”