Sezin Çelebi

“Yirminci yüzyılda deliliğin ve özgürlüğün standartlaştırılması, yaşamın kendisindeki yoğunluk duygusunu ortadan kaldırmaktadır. Artık, hiçbir şey derinlemesine duyumsanmıyor. Derinliğe vakit yok. Tüm deneyimler, uçarcasına yaşanmalıdır. Deneyimler artık taşınır mallar gibidir - alınır, atılır, canımız çektiğinde kullanılırlar.”
Sayfa 60 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Sözcükler bizi kör eder. Tüm duygularımızı ve düşüncelerimizi birer sözcüğün içine sıkıştırma yolundaki baskın faaliyet, duyularımız aracılığıyla ulaşacağımız kavrayışı engeller, önünü keser.”
Sayfa 36 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
“Duygu ve düşüncelerimizle kendimizi hayatın akışına bı­rakarak kendimizi ‘bulabiliriz’ ancak. Bu, kendini kaderin rüzgârına ya da kısmetin eline bırakmak demek değildir. Asla. Yola çıkmadan önce ihtiyar denizcilerle konuşmalı, rüzgârlara kulak verip onları tanımalı, sabırla tekneyi hazırlamalıyız. Sonra da engin deniz. Ama o zaman bile başka düşlere, değişikliklere ve koşullara açık tutabilmeliyiz rotamızı. Oysa, kendimizi ömür boyu sabit hedeflerle sınırlayarak sadece limandaki teknelere binmeyi ve bilinen iki iskele arasında yolculuk yapmayı yeğ­liyoruz. Bu yolculuğu ilginç kılmak için kendi kendimizi küçük maceralarla avutuyoruz. Hava raporlarını dik­katle inceliyor, tek sayılı günlerde iskele tarafında, çift sayılı günlerde sancak tarafında oturuyor, her beş saatte bir çay içi­yor, gözlüklü yolcularla hiç konuşmuyor, yeşil giyenlere daima tebessüm ediyor ve tabii günün birinde vapur de­ğiştirebileceğimize ilişkin minik bir rüyayı da kendimizden esirgemiyoruz. C'est la vie? Şu önceden kestirilebilir totaliter yaşamlarımız insan ruhuna bir hakaret değilse nedir?”
Sayfa 193 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
“Daha çok seçme olanağımız var, bu yüzden daha çok özgürlüğümüz var. Hayır. Böyle değil. Özgürlüğün esası, bir nesneyi, bir kişiyi, bir düşünceyi ya da bir çiçeği bir diğerine tercih etmek değil. Özgürlük, hiyerarşik bir düzene ya da karşılıklı dışlamaya doğru götüren bir eylem de değil. Özgürlük bir reddetme eylemi değil. Daha çok bir kucaklama, içine alma eylemi. ‘Seçme özgürlüğü’ bir kavram olarak özgürlük durumuna aykırıdır. Özgürlük, ‘ya bu ya da şu’ değil, ‘ya hep ya hiç’ ya da bir büyüme genişleme eylemidir daha çok.”
Sayfa 131 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
“An’ları beklerken yaşamı elimizden kaçırırız.”
Sayfa 257 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat