Sezin Çelebi

“Yapay kategoriler, yasam deneyimlerinin yerini almış durumda. Tüm duyularımızın toplamından da yoğun kavramlar, her nasılsa, sözcüklere teslim ediliyor. Türümüzün en karmaşık ve en zengin deneyimlerinden biri olan aşkta örneğin, “seni seviyorum” sözcükleri, bakıştan, temastan, kokudan ve askı ifade eden çeşitli seslerden çok daha büyük önem kazanmıştır. Duyularımızın ortak yaşanmışlığı aracılığıyla askı paylaşmaktansa, ona sözcüklerle sahip çıkmaya çalışıyoruz. Her aşk farklı olduğuna göre (farklı kokular, farklı dokunma biçimleri, farklı psikolojik roller), her aşkta, paylaşılan sözcükler de farklı olur, diye düşünüyor insan. Ama, hayır! Kalıp sözcükler, yaşadıklarımızdan daha önemli. Ve “seni seviyorum” tümcesindeki totaliter sahiplenme, tüm ask deneyimlerini standartlaştırıyor. Askı nicelleştiriyor. Bu tümceyi, aşkı aritmetiğe dökmek için kullanıyoruz: “Ben, üç kere aşık oldum.” Aşkın söz aracılığıyla sahiplenilmesi ve nicelleştirilmesi, aşkın çok renkli ve çok dilli olduğu yaşanmışlığına aykırıdır; onun insandan insana ve deneyimden deneyime değiştiği gerçeğine ters düşer.”
Sayfa 36 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Zamanın olmadığı yerde özgürlüğü duyumsayabiliriz ancak.”
Sayfa 260 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
“Birbirimizi anlayamayacağız korkusuyla, sözcükleri gereğinden çok fazla kullanıyoruz. Konuşmamanın, iletişim kurmayı reddetme anlamına çekilmesinden, kabalık olarak görülmesinden korkuyoruz. Ayrıca, çok fazla konuşuyoruz. Sessizlik bizi ürkütüyor. Sessizliği denetleyemiyoruz. Oysa sessizlikte, sezinlediğimiz ama tanımlayamadığımız dürtülerin, özgürlüğün ve gelişigüzelliğin son noktası saklıdır.”
İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat

Sezin Çelebi

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
15 günde okudu
·
2020 57. kitabı
Antonio Skarmeta
7.5/10 · 682 okunma
“Seçtiklerimizin genellikle bizden önce başkaları tarafından seçilmiş olduğunu ve ancak önümüze sürülenlerin içinden bir seçim yapabileceğimizi durup düşündüğümüz pek enderdir.”
Sayfa 128 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat