İnsan hayatı ortalama 80 yıl ya da yaklaşık 30.000 Dünya günü. Bu da demek oluyor ki insanlar doğuyor, biraz arkadaş ediniyor, biraz yemek yiyor, evleniyor ya da evlenmiyor, bir iki çocuk yapıyor ya da yapmıyor, birkaç bin kadeh şarap içiyor, olduğu kadar cinsel ilişkiye giriyor, bir yerlerinde bir yumru hissediyor, biraz pişmanlık duyuyor, onca zamanın nasıl geçtiğine hayret ediyor, başka türlü yaşamış olmaları gerektiğini düşünüyor, yine olsa yine aynı hayatı yaşayacaklarını anlıyor ve sonra da ölüyorlar. O büyük siyah hiçliğe karışıyorlar. Uzamın dışına. Zamanın dışına. Sıfırın en sıfırına. Ve hepsi bu kadar, her şey bundan ibaret. Tamamı aynı vasat gezegenin içinde.
Yükseklerde uçan kocası bulutların altına inmeye hiç niyetlenmezken, o annesinin hep öğütlediği gibi “ayaklarını yere basarak” da tatmin olabileceğine inandırmıştı kendini.