Verdiği sıkıyı yeterli gören nöbetçi, bir süre yüzüne acı acı baktıktan sonra çekti kapıyı üstüne; anahtar, kilidin içinde daha sert döndü. Kilit yaylı bile değildi. Bu tür kilitler, ancak köylerde tavuk kümeslerinin kapısına vurulurdu, çocuklar girip de yumurta çalmasınlar diye. Tutsaklığında bir tavuk çaresizliğinin gizli oluşunu düşündü, kendine acıdı.