📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sen hala burnumda bir tuz ve yosun kokususun. İlk ve benzersiz aşkım, ilk duygusal çılgınlığım, ilk gönül yaramsın. Dolunaylar mezarlığında, bütün ötekilerden apayrı bir yerde bir anıtmezar yaptırdım sana. Çünkü sen, aşkın nesnesisin tutkunun derinliklerinde eridiği, yok olduğu, belirsizleştiği, aşkın kendisinin tutkunun nesnesi olduğun ilk aşksın. Ben seni, bedenimin, kalbimin, kafamın her zerresiyle; kim olduğundan, ne olduğundan bağımsız; ama'sız, ikircimsiz, çocukluğun bütün saflığı, inatçılığı, kararlılığı, utanmazlığıyla sevdim. Seni ben,belki de gelecekteki bütün aşklarım, bütün erkeklerim, bütün sevişmelerim, çocukluk ateşimizin arkasında, silik pastel renkli bir fon oluştursun diye sevdim.
Hastalıktan korunmasını en iyi bilen,onu başkalarına aşılamayı da herkesten iyi bilmez mi?
...
-Demek,bir şeyin en iyi koruyucusu, en iyi bekçisi, o şeyin en usta hırsızıdır da.
Nihilist bir dönemden geçiyoruz;sadece ben ve çevrem değil, herkes böyle. Kimse hayatından memnun değil. Herkesin içinde derin bir huzursuzluk içinde kıvranıyor; daha iyi bir hayata ulaşmak istiyor ama o yeni hayatın ne olduğunun da farkında değil. Tarifi yok; dolayısıyla toplumun mitolojisi ve ideali de yok . Bu yüzden nehrin suları bizi önüne katmış götürüyor. İnsanlar akıntıdan kurtulmak için kıyıdan sarkan dallara tutunmaya çalışıyorlar. Kimi din dalına tutunuyor, kimi milliyetçilik, kimi Kürtçülük;kimi ise nihilizme gömülüyor.