Okumak için geç kaldığım bir kitap. Ya da tam zamanında da okumuş olabilirim. Bence bu kitabı 20-30 yaş aralığındaki herkes okumalı. Henüz geç kalınmamışken. Paulo Coelho'nun en bilinen romanı Simyacı. Dünya çapında bu kadar okunmasının bu kadar sevilmesinin nedenini şimdi çok daha iyi anlıyorum. Okumadan önce yorumlara baktığımda seveni olduğu kadar sevmeyeni de olduğunu gördüm. Bu kitabı sevmeyen muhtemelen kitabın ne demeye çalıştığını anlamamıştır. Çünkü son zamanlarda okuduğum en güzel kitaptı. Beni çok uzun süre etkisinde bırakacak gibi görünüyor. Ve ben de böyle olmasını umuyorum.
Kitabın konusuna gelecek olursak Endülüslü bir çoban olan Santiago'nun gördüğü düşler sonucunda Mısır Piramitlerine yolculuğunu anlatıyor. "Hazinesini bulabilecek mi? Bulduğu hazine tam olarak ne?" soruları kitabı okuduğunuz sürece zihninizde dolanıp duracak. Ve aslında asıl konu hazineden çok kişisel menkıbemiz. Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisini hepiniz duymuşsunuzdur. En üst basamakta kendini gerçekleştirme bulunur. Ben kitabı konu itibariyle biraz da ona benzettim. Aldığımız her nefesin, yediğimiz yemeklerin, içtiğimiz suyun, yürüdüğümüz sokakların hatta başımıza gelen büyük felaketlerin bile bizi yürümemiz gereken doğru yola götürdüğünü anlıyoruz. Ve yazgımızın aslında tam olarak bizim elimizde olduğunu da. Henüz çok geç olmadan bu kitabı okuyun. Her insanın okuması gereken bir kitap bence. 10 yıl sonra tekrar okuyacağım ve kendi kişisel menkibemi ne derece gerçekleştirdiğime bakacağım. Bu kitabı okuyun ama, anlayarak okuyun...