Hiç kuşku yok ki önemsiz kafa karışıklıkları vardır. Yine de, önemsiz kafa karışıklıklarının bazen varoluşun temel ruh haline dönüştüğünü bilmenin kuşkusunu taşırız.
Batılı toplumlarda kimliğimizi, cinsel yönelimimizi ve dinimizi seçebiliyoruz. Çocuk sahibi olup olmayacağımızı seçebiliyoruz. Vücutlarımızı biçimlendirebiliyor, hatta cinsiyet değiştirebiliyoruz. Ama kendimizi tüm bu olumsallıklara teslim ettiğimiz anda, geriye seçimlerimizi belirleyecek bir şey kalıyor mu? Kendimizle ilgili her şey seçmeli olduğunda biz kim oluyoruz?