Fakat bomboş bir uzam içersinde bir kez harekete geçirilmiş olan bu düşünceler, başımın içinde sürekli dönüp duruyorlardı, hep yeniden dönüyorlardı, her defasında farklı kurgularla dönüp duruyorlardı ve bu durum uyuyana kadar sürüyordu [...]
Fakat sonuçta düşüncelerin de, ne kadar herhangi bir özden yoksunmuş gibi görünürlerse görünsünler, bir destek noktasına ihtiyaçları vardır, aksi taktirde dönmeye ve anlamsız bir biçimde kendi etraflarında çember çizmeye başlarlar; onlar da hiçliğe dayanamazlar.
Bize hiç bir şey yapmadılar - sadece bizi en mutlak anlamdaki hiçliğin içerisine yerleştirdiler, çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz.
“Özgürlük sınır çizebilmektedir: Sizi istila etmesini istemediğiniz kişilerle aranıza bir sınır duvarı örebilmek, yeri geldiğinde hayır diyebilmek.” M. Kemal Sayar